1 Mart 2007 Perşembe

maksat müebbet olsun. muhabbet peşinden gelir.

o kadar kızgınım ki kime olduğunun hiçbi önemi kalmadı. konuyu dahi hatırlamayabilirim- halbuki hatırlıyorum. bi tek salak yerine konunca bu kadar kızarım sanmıştım... demek ki kendimi bilmiyomuşum, başka şeyler de varmış. ya da ikisi de aynı şey miymiş? yok ben çözdüm... doğru.. (a-ha!! efekti) hayatın bi evresinde bi kez daha kurmuştum bu cümleyi.. gerçi context farklıydı şeker ama text aynıydı n'apalım...

"okulda yaptığı, panoya asılacak kadar güzel bulunan resmini büyük bi heyecanla evde velisine gösteren ama cevaben sadece bi 'hı hı' ya da 'yemek hazırlıyorum' ya da daha da fenası 'ay ortalık boya olucak kaldır şunu' alan ilkokul çocuu" hali.
ruh hali.

daha çok kırgınlık sanki?
kızmak değil kırılmak değil... nasıl desem, aslında ikisi birden.
pıt pıt pıt yere bi şi düştü kalbimden.


pıtpıt pıtı pıt... derken..... PAAAAT!!!

kıssadan hisse: kelimeleri havaya bırakıyoruz ya... orda kalmıyolar.


benim eteğim çok güzel. uzun kocaman süpür süpür.

renginin de indigo olduğuna karar verdik.
bi adı var artık yani.

2 yorum:

TugCe dedi ki...

bana cok oluyor. geri laf sokuyorum. diyemiyorlar birsey.
yada, o PAAT diye dusen seyi yere degil, kiranlarin kafasina dusur mesela. :)

deryik dedi ki...

yok yok... bu ağır pat'lar insanda "peki madem, pat olsun" hissi yaratıyo.

Powered by Blogger

eXTReMe Tracker