18 Eylül 2006 Pazartesi

ruj- parti- parti parti ruj

ben ruj severim- koyu koyu. benim bi rujum var, görseniz, resmen çingene pembesi bi mor(aa foto- görüyosunuzz). koyuuu bi mor ama pembe bi mor; ölüyo gibi durmuyorum. sonra soğuk günlerde (çatlayan dudaklara rağmen) bordo rujj en şarap bordosuu... şimdi de efendim en bi ciyak kırmızı rujum oldu. bööle trafik ışığı gibi göz alıyo canım rujum. mor rujum hala favorim ama, üzülmesin diye burdan sesleniyorum kendisine. sevmeyen ölsün onu. insanı mutlu ediyo. sepya camlı gözlük gibi bi şi bi nevi.



bu arada, dün endonezyalılar partisi vardı. partiymiş yani, çay gibi görünüyodu burdan, allahım nasıl kibarlar... bi ara afrika partisi de yapılacak. e peki geriye kalanlar? ahaha "the rest party" önerildi. eziğiz biz evet :) hatta kız "adı western party olur, oecd ülkeleri olur, beni bağlamıyo, allah için parti olsun" demiş. zanzaracım yarın beni okulunda ağırlayacak... onlarınki düzenli, her salı.



farfara'yı müzeyyen senar'dan iyi söyleyen yok.

10 yorum:

Burcuk dedi ki...

Kirmizi rujun ben de hastasiyim, beyaz olsun esmer olsun her turlu tende muhtesem duruyor:)))

Bir de endonezyalilarin dayanisma olayina hastayim, burda da aynilar yaa:))))

takipteyiz deryikcim:)

Elsa dedi ki...

rujlar güzeldir, bende de bir ruj fotosu vardı foto blogunda. böyle aynalısından. bodyshop. bordo parlatıcıyı severim ben de en çok, bir de kırmızı ruju. :)

vintage biscuit dedi ki...

lipgloss seviyorum artik cok az ruj kullaniyorum :)
ama bi tane ates kirmizim var stokda :)

Emir Bey dedi ki...

hımm mor olan pek hoş hakikaten :)

deryik dedi ki...

burcuk: valla joker bi şi kırmızı ruj, binyıllardır bizimle olduuna göre bi bildiğimiz var. endonezyalılar tam komün hayatı yaşıyo hakikaten :) biz de takipteyiz efenim :)

elsa: parlatıcı günlük tüketim kalemi gibi bi şi. hele benim fazlasıyla soluk bi tenim olduğu için... gördüm o fotoyu, janjanlı bi şi :)

vintage: kırmızı ruju olmayan yok galiba yaf. geç kalmışım :)

emirbey: ilk göz ağrımız efendim o. mosmor ruj :)

Alx dedi ki...

hay allahım, bir erkeğin ruj hakkında yorum yapması ne büyük talihsizliktir.
(Bkz. Alx insanı)
Aklıma gelen rujla ilgili bir anımı anlatmadan geçemeyeceğim şimdi. Ben küçükken, çoook küçükken, dudaklarım çatlamıştı. Tabi o zaman bu renksiz dudak koruyucularından yok. Ablam da getirip rujunu sürmüştü dudağıma nemlensin diye.Ağlamış ve zırlamıştım. Fakat bir çare olamamıştı. Kırmızı dudaklarla gezmiştim bütün gün. Tabi intikam olsun diye ruju her tarafa bulaştırmıştım.
Bu da böyle bir anımdır işte. Hey gidi günler...

ismailalkis dedi ki...

Yapımında balina yağı kullanılan, bir kadının ömrü billah yaklaşık 3 kg. kullandığı boya, ok kadar balinanın hayatına mal olurken nasıl oluyorda kadınları mutlu ediyo annamıyorum. benim burda ne işim var? onu da annamıyorum...

deryik dedi ki...

hemen açıkliym: balina yağı kullanılmayan rujlar da var. üstünde özellikle belirtiyolar. içiniz rahat olsun yani. o kadarına dikkat ediyoruz çok şükür.

ismailalkis dedi ki...

ya davşanlar ??? davşanlar neolcak ?? onları denek olaraktan kullanıyollar. yazık diil mi?

deryik dedi ki...

öeh. balina yağı kullanmayıp da sonra tavşan üstünde deney yapan da yoktur zaten. onlar genel olarak "hayvanlara zarar verilmemiştir" filan diyo.

ha davşan başka bi şiyse bilemiycem. hani ne biliym suni tavşan filan. aşar beni.

Powered by Blogger

eXTReMe Tracker