10 Eylül 2006 Pazar

şehitler ve askerlikte yan gelip yatmak

çok enteresan vecizeler dökülmüş yine medyaya... murat belge'nin çok özet, doğru bir tespiti: "başbakanın konuşma sorunu var". yan gelip yatmak konusunu sevgili oğulları amerikın vey of layf şeklinde uygulamalı anlatıyo bize, üzülmesin yani, ne nedir biliyoruz.
hani o "vatan sağolsun" demeyen anne-baba vardı. "oğlumu nasıl geri getireceksin, helal etmiyorum" diye komutana yapışan anne. "benim oğlum şehit değil, anafartalarda conkbayırında ölmedi, belirsiz bi savaşa gönderildi" diyen baba...
şehit ailesi bu olmalı bence, çok takdir ettim kendilerini. Zor bi şi yaptılar çünkü. susmasınlar artık, "vatan sağolsun" kadar kabullenici bi laf var mı? ve her seferinde "vayy kürtler linç linç" diyenler var ya hani, onlar sussun. adam gibi politika yapılsa keşke. şehidin yakını olmak kürtlerden nefret etmek olmasın. her daim bi "onlar ve biz" halinden gına geldi. hiçbir eğitim vermeden, eline bi silah tutuşturup çarpışmanın ortasına atılan, çelik yeleği dahi olmayan yaşıtlarım şehit değil bence. onlar bilerek öldürüldü; o şartlarda gidip de sağ dönen var mıdır ki? vatan sağolmasın, vatan başını iki elinin arasına koyup düşünsün bi. vatanı savunmak askerini öldürmek demek değil. her fırsatta vatan millet sakarya ateşiyle galeyana gelmek de vatanseverlik değil.
ordu açıklama yaptı, "oğlunuzu öldüren teröristi yakaladık ama sonradan" diye. "geçti Bor'un pazarı sür eşeği niğde'ye" diye bi laf var. nedir yani? terörist öldürmek için orda zaten, şaşırtıcı mıydı bu? sen niye bu çocukları korumadın?
bu olaylar yine linçe çıkar. çünkü acemi erini sıcak ateşin önüne atan ordu yüce ve kutsal bir ordudur, sorgulanmaz. onun yerine büttttüünnn kürtler PKK'lı ilan edilir, linçilir birazcık. ee, ne demişler, iti ite kırdırıcan. biz de saf salak işte, bi elimizde türk bayrağı, "şehitler ölmez vatan bölünmez".
o çocuğun annesi ağlıyodu, "ben çocuğumu her şeyden korudum, mühendis yaptım okuttum, karıncayı öldüremezdi nasıl adam öldürsün" diye. yanlış taktik. sokacaktı bi cemaatin içine ya da bi milletvekiliyle evlenecekti. ohh miss... yedi sülalesi kurtulurdu. ha biraz faşo olurdu belki; ama olsun canım o kadar kusuru. karıncayı ezmeyi öğrenirdi, fena mı?
mühendis olsa kaç yazar ki, o sadece "vatan sağolsun sayacı"nda bi er.

4 yorum:

kayhan dedi ki...

bu konu ile ilgili bir post acmıstım
sayın basbakanın kesinlik le bir konusma sorunu var insan gaf yaparda bu kadarınaı yapar pes doğrusu..

deryik dedi ki...

can havliyle aklına ilk geleni söylüyo sanırım. başka türlü açıklayamıyorum. politika eskiden politik olabilmek demekti, şimdiyse mangalda kül bırakmadan illa ki cevap yetiştirmek demek.

Emir Bey dedi ki...

çok doğru demişsiniz elinize sağlık!

deryik dedi ki...

teşekkürler emir bey, bir paşanın takdiri önemli şahsım için :)

Powered by Blogger

eXTReMe Tracker