31 Mayıs 2007 Perşembe

62

hatırla sevgili'yi arada bi youtube'dan izlemenin en güzel yanı okuyucu yorumları arasında bolca

"afedersiniz bu sağcılarla solcuların derdi neymiş ben hiç bilmiyorum, nasıl öğrenebilirim?" diyenleri, "kardeşi kardeşe kırdıran o deniz gezmiş denen çocuk değil miydi?" cümlesini, "vatan haini komünist piçler bu ülke bu vatan şehitlerin kanıylaa..." laflarını, "sen , kime vatan haini diyon len a..cık yaşasın devrim topunuzu sikerim" diyen dilleri görmek.

hani mizah diye bi şi var ise, pıtır pıtır her bi yerden patlamakta.

yakın tarihimi diziden öğrenmekte bi beis görmüyorum, 101.
tarih kitaplarında bi beren saat bulmak istiyorum 102.
dizide arada bi gösterilen gazete başlıkları için çevirmen arıyorum 201.

bilmemek mi ayıp bilememek mi.
bir ülke ki tarih derslerinde kendi tarihini değil, "yıktık modernini kurduk" diye övündüğü osmanlı'nın tarihini anlatmakta. o tarihle ilişkisi de bayağı seçici, yeri gelince 600 yıllık şanlı geçmiş; ama hayır Atatürk hiçbi zaman İttihat Terakkici olmadı, 1915'te bi şi olduysa da o Osmanlı'ydı biz değil.

halka değil fil.

inkılap tarihi dersimiz var bizim, cumhuriyet tarihi değil. zira inkılaplar bitiyor efendim, atatürk ölüyor, boğazlar montrö, hatay, ikinci dünya savaşı'ndan yırtıyoruz vee
alabim alabam kazaam şubudap

tarihler 2007'yi göstermekte, hatırla sevgili o mesut geceyyiii çamların altındaaa-aa verdiğin buseyiii.

sonra işte yabancı bi kaynakta "türkiye'nin 4. cumhuriyet dönemi" lafını okuyosunuz."hö?" di mi. efendim darbeleri cumhuriyet rejiminde kopukluk olarak tanımlayan bazı kendini bilmezler var, ha keza Fransa da bilmemkaçıncı cumhuriyetini yaşamakta ya hani, o hesap.


annem omzumun üstünden bakıp "aa kitaplar 1945 yılına kadar gelmiş, vay be" demişti.

2007-1945= 62.
62 yıllık bi hafıza boşluğumuz var, isteyenler tavşan yapıp boşluğu doldurabilir.

17 yorum:

mz dedi ki...

Vay anasini, bizim donemimizde en fazla Hatay'a kadar gelebiliyorduk. Sonrasi yaz tatili, mezuniyet. 1945 de iyiymis.

return2 dedi ki...

darbeleri cumhuriyet doneminde bir kopukluk olarak gormuyorum, demokrasiye vurulmus bir darbe olarak goruyorum.

Bizler "halklara ozgurluk" diye gencligimizi yakar, hapishanelerde iskence gorurken 1945 yilina gelen tarih kitaplarina hayret eden buyukleriniz deli bozuk bir generalin darbesine sak sak tuttugu icin onlarin cocuklari da tavsan yapip bosluk doldurmayi tercih eder ki, aci olan budur.

TugCe dedi ki...

s1stematik bir beyinden sildirme olayi var... hafiza nankordur ya hani, onu kullaniyorlar. sonra bir bakiyorsun ogrenmek icin mantikli soru soracak kadar bilgili hafizanin yerinde bile tavsanlar dolmus...

Peanut Butter and Black Coffee dedi ki...

valla çok haklısın. güldürdün beni sabah sabah bi de :)
ama mesela benim bu konuda bi fikrim yok,,acaba yurtdışında da lise eğitiminde falan durum böyle mi? gerçi amerikalılar ayrı bi vaka ama onların da siyasi tarih okuduğunu zannetmem. fransızlar okuyodur muhtemelen, ama bilmiyorum, bu konuda birinin beni aydınlatması lazım.
milli eğitim bakanlığı yakın tarihimize nasıl bir "twist" getirir, onu da görmek ilginç olabilir :)

Adsız dedi ki...

düşüncelerimin yazıya dökülmüş halini okudum...
:)

deryik dedi ki...

mz: kıyın kıyın işte...

return2: valla sanırım bilmediğiniz aileler ve çocukları hakkında konuşurken önce yazıyı iki kere okumak gerek. arşive de bakılabilir mesela.
halklara özgürlük diyenler arasında benimkiler de vardı, yanı başında arkadaşları öldürülen bi aile. gözaltına alınmış; ama hapisten son anda yırtabilmiş ebeveynler.

yazı alaycı bi dilleydi, minik kuşa minik dediğimiz halde minik olmayışı gibi. yani: 62'den tavşan yapmıyorum, annem hiçbi zaman darbecileri şak şaklamadı, bu benim için hakarettir. bahsettiklerim milli eğitim bakanlığı tarih kitaplarının yakın tarihi yazmayışı, en yakın(!) tarihin 1945 oluşu, sonra benim neslimin abuk dizilerde darbe görüp "bu ne yahu" demesi, acı bi şekilde.

bazen ben mi anlatamıyorum ısrarla yanlış mı anlaşılıyorum, bilmiyorum.

tuğçe: ve lakin aynı hafıza türk futbol liglerinin tüm efsanevi gollerini bilmekte. misal.

PBBC: :) işte o "twist" oluyo tabii bence avrupa tarih kitaplarında da. yani kolonileştirme kısımları falan, ilim irfan götürdük diye biliyolar. bi ingilizin "yok hayır bunları biz yapmış olamayız" dediğini biliyorum. ama en azından bahsi geçiyor yahu. Franco dönemini anlatmayan bi ispanya mesela, düşünemiyorum.

anonim: aynı şeyleri düşünüyo olmak güzel :)

Adsız dedi ki...

deryik hanım sen hep yaz,
ben de hep okuyayım,
olmaz mı?

şu final dönemi buhranında bile açıp açıp seni okuyorum, iyi geliyor gerçekten.

gitme yani bi yerlere.


imza:sadık blog okuyucusu (evet böyle bi şey var!) :)

eysean dedi ki...

bu diziyi ne zaman babamla izlesem "bakın bakın, biz nasıl zamanlarda okuyup büyüdük. siz bu rahat dönemde oflayıp pufluyorsunuz" diyor. o dönemde yaşamak isterdim ben halbuki.

jelatin dedi ki...

Selam, ben sevgi ve neşe kelebeği Jollyanna: Olaya bir de şu açıdan bakmaya ne dersiniz?

Bir şeyin, "tarih" olup kitaplara kaydedilmesi için üzerinden X yıl geçmesi gerekiyor diye biliyorum. Bilmediğim nokta X'in kaç olduğu. Yani geçer diye düşünüyorum. Kitaplara. Benim hâlâ umudum var.mp3

Öpdüm.

Selj. dedi ki...

fransız okullarında tarih eğitimi hakkında bilgi; bütün olarak ele alınırsa, oldukça kapsamlı, dengeli, 'kültürlü' demek mümkün. tüm kralları öğretmek gibi bir kaygısı yok örneğin, ama diğer taraftan da sömürgelerde olup bitenler hakkında biraz 'unutkan'... yakın dünya tarihi için soğuk savaş derinlemesine işleniyor, fakat fransa için 5. cumhuriyet'in kurumları ve cumhurbaşkanı kataloğu dışında pek bir şey yok... sonuç? yine de nispeten bilinçli ve sorumlu bir tarih eğitimi anlayışından söz edilebilir.

bir tarih dersi ve kitabı nasıl olmalı diyenlere, tarih vakfı'nın muhteşem çalışması 20. Yüzyılda Dünya ve Türkiye Tarihi'ni şiddetle tavsiye ederim. bu kitabın yanında, fransız okullarındakiler bile zayıf kalıyor. türkiye tarihinin 28 şubat'a kadar geldiğini de ekleyeyim... demek ki neymiş, istesek olurmuş. eğitim kurumlarının siyasi çıkarları bir kenara bırakıp, özgür düşünen bireyler ve sorumluluk sahibi vatandaşlar yetiştirmeyi hedeflemesi gerekiyor o kadar, gerisi gelecektir...

orhan kuşkulu dedi ki...

merabalar, ben şimdi yazıyı böyle okurken dedim ki içimden, ama deryik bi de şöyle bi şey var, işte içimden böyle şeyler dedim, itiraz edicektim, ama yazının sonu harika olmuş, 62 filan süper, bayıldım, bayıldığığım en iyi ikinci blog yazısı sonu diyebilirim, dedim bile, birincisi o29ur'un "edip" diye bitirdiği bir cümlenin altına "cansever" yazmasıydı, ben zaten geçen gün bir şaire diyecektim ki, o şair bir yıllık çıkarmış, niye o29ur'u yıllığa almadınız dicektim ama adam sert adam dalga geçiyorum sanar diye demedim, neyse amma konuştum ya, itiraz edicektim ben yazıya, sonu güzel diye etmiyorum, bi de jelatin diyeceklerimin bi kısmını söylemiş, onun yorumu da güzel bitmiş, mp3 filan, her şey güzel bitse keşke, bye.

TugCe dedi ki...

aynen oyle iste... bosluklari boyle gereksizliklerle doldurmak sence sistematik unutturmak-sildirmeye calismak degil de ne?

lavender dedi ki...

hep aynı şeyi diyodum ben de.
kitap önerir misin bana
bi maille hatta.

narsis7ekho dedi ki...

O bir olay uzerinden x yil gecmeden tarih olmaz, objektif incelenemez lafini lise birde e iyi mantikli diye kabul edip lise sona gelince azcik yalannnn demistim.
Oyle dusunulurse gunumuzden x yil oncesine kadarki zamani kendi kendimize tirmalayarak ogrenmeye bir x yil daha devam edecegiz dongusune hosgeliyoruz.

~~
Ingilizlerin ne ogrettigini bilemiyorum da Fransizlar'in Soguk Savas donemini de yuttuklarini, ve evet bazi durumlarda konusmayi sevmediklerini, birincil agizdan dinledim =) Sonuc itibariyle bizden birkac adim ondeler.
Tarafli mi tarafsiz mi diyene almanlar yenildi diye biz de yenilmis sayildik derdim hep, hrkesin arastirmasi gerekiyor bir yerden sonra.

deryik dedi ki...

anonim: ben yazarım tabii, böyle ara gaz verenlerim bol olsun :)

eysean: valla 3 darbe birden görmek istemezdim sanırım ben. yok yok hiç istemezdim. büyük ada güzel görünüyo gerçi; ama o hep güzel :)

jelatin: x'in türevini alıyoruz 1. iğrencim evet. valla belki öyledir... hatta mesela kesin x>62 diye bi şi var, onu ispatladık.

selj.: tarih vakfı kitapları ders kitabı olsa mesela... burdan bu kitap tavsiyesini lavender'e ithaf ediyorum madem ben :)

orhan kuşkulu: mersi mersi :) "her şey böyle güzel bitse keşke"ye destek veriyor, jelatinin mp3'üne aynen bayıldığımı belirtiyorum.

tuğçe: işte onu diyorum ben de. bilinçli ve sistemli.

lavender: efenim tarih vakfı var yukarda, bi de ben mail atıcam söz.

narsis7ekho: bence kişisel merak bile bi yerden etkilenerek başlıyor. yani varlığından bi haber olduğu konuyla ilgilenmek zor. ben tarafsız tarih dersi beklemiyorum, hani "iyi yaptık iyi ki darbemiz oldu" desinler, ona bile razıyım. sonrası dediğin gibi, kişisel araştırma. 3 maymunculuktan iyidir.

Adsız dedi ki...

yakın tarih olarak anlatsalardı ne anlatırlardı acaba, şüpheliyim. bırakın eksik kalsın ben kendi kendime öğrenirim bile diyebilirim güzide devletimin en bi güzel eğitim sistemine.

söylenecek her şey söylenmiş aslında, sadece şu üzücü haberi vermek istedim Türkiye'den, daha yakın tarihimize 90lara bir gönderme ile..

yeni seçimlerde çocukluğumuzun skandalı susurluk çetesinin ismini cismini bildiğimiz ama bir türlü cezalandıramadığımız ağır abileri (mehmet ağar ve sedat bucak) yine milletvekili adayı, yeniden kurdukları, sağdan sağdan birleşemedikleri "demokrat" partilerindenden..

oradan nasıl geliyor kulağa deryik? ben burada saçımı başımı yoluyorum da.. :(

imza: sadık blog okuyucusu

deryik dedi ki...

sadık blog okuyucusu: artık şaşırmıyo olmaya üzülmek gerek sanırım. cezalandırılmasın diye milletvekili yapılanlar, dokunamadıklarımız... hani giderayak kelimelerin içini boşaltmasalar bari, ona da razıyım ben.

Powered by Blogger

eXTReMe Tracker