1 Ocak 2007 Pazartesi

hep aynıyım

hep aynı soruları sorup aynı özürleri dileyen bi insanım galiba.
herkese oluyo mudur ki?
böyle kendini seyredip "yine yapıyosun işte, istemeden..."
yoksa haklı mı, istemedendeolsaseçim mi bu? hatta tam da bu yüzden, istemeden de olduğu için mi bi seçim mesela?
dur demek isteyip diyememek. mi yoksa dememek mi.

bi de şey, lisede kişilik testi yapmışlardı. bende kendini suçlama %3 çıkmıştı. değişkenlik %98, düzen %2. daha bissürü şey.bööle zigzaglı, inişli çıkışlı bi grafiğim vardı, "ortalama çizgisi etrafında olmanız doğal olan sonuç" demişti rehberlik hocası. ben ve bi 6 kişi daha manyaklar grubuyduk, manyaklar gibi gülmüştük. rehberlikçi (ada bak) bana "habire değişiklik arayıp, yaratıp başkalarını mı suçluyosun" demişti. "yoo" demiştim, "değişiklik olmayınca başkalarını suçluyorum daha ziyade". şimdi hatırladım, manyaklar gibi güldüm. aradan 6 yıl geçsin ama bende bi gıdım değişiklik olmasın.

hani çok konuşup çok anlatıyorum ya ben...
dinleyebilirim de oysa.
bazen. herkes benden ümidi kesmiş sanırım bu konuda, ben dahil. ne bileyim; deryik anlatır, cevaplar, konuşur, sorsa bile cevap beklemez. işte bakın konuşamayacak kadar kendisiyle başbaşa kaldığı anlarda yazar, sıçar gibi yazar, okunsun diye yazmaz, okunsun istediği yazılar çok arkalarda kalır ama duramaz. ama illa ki yan odada birileri bi dinleyici vardır.
konuşmaktan sağırlaşmış mı deryik, nedir... öyledir sanki. bu hafif bi konu değil, ne muharebeler yaşandı bu konuda, ne kayıplar verdim savaş meydanında.

bu sebeple benim metnin anafikrini ve temasını şıp diye bulmam, aynı hataya düşmemem, okuduğumu anlamam gerek artık. yuh. ne sınavlardan kalıp sonra yıldızlı pekiyi aldım. yeter.


nedir işte, yine bi sıçmık plop! diye blogun ortasına düştü. peh.

8 yorum:

Adsız dedi ki...

sen sadece dınlenmesı gerekenı dınlersın deryık.. we gerekırsede gunlerce sessızce dınlersın.. kım ne derse desın.. en eskı benım en ıyı ben bılırım.. okurken parca parca oldum haksızlık etme kendıne. we etmesınler. ettırme. masal anlatılsa dınlemıcekmısın smdı(:

deryik dedi ki...

bana olur bööle arada, bilirsin şeker. deli dürtmesi. dinlerim valla masalı... gece vakti istanbulda geçsin ama :)

Adsız dedi ki...

cok konusma konusunda sana sunu soyleyeyim..ben cok konustugumun farkina vardiktan sonra anne ve babami eger boyle yaparsaniz gittigim filmi anlatirim bak diye tehdit ederdim...
Bi de arkadaslarim hicbir zaman sizinle konusmucam iste deyince inanmazlardi:)
eh biraz degisme var ama, hala cok severim konusmayi ;)kotu bisey degil en azindan..

Adsız dedi ki...

son satır beni benden aldı gençlikte arkadşlarımın çektiği birşey* teknikleri adlı belgeseldeki bazı cüleleri gözümün önüne getirdi!

birşey* sizin yazı yazma sıfatınızın gibisizinin ve ar' sızının ma' lısı :D vay be kibar anlattım eheh :D

Adsız dedi ki...

anonim okuyucun olarak hele sukur laf atma olanagim oldu..
sen hep ayni kal bence ;)
kotu degilmis onceki halin ki..

deryik dedi ki...

tuğçe: valla başlayınca durmak zor yaf :)

emir bey: valla tam bi plop sesi duydum ben. ondan :)bayaa kibar bi anlatım olmuş, matematik işlemi gibi, onu ekle bunu çıkar :)

anonymous: peki madem, zaten elden aksi gelmiyo.maksat "farkındalık yaratmak". ahaha :) bi de arada laf atınız rica ediciim, severim ben.

lavender dedi ki...

herkes memnun olsun diye bi kaygımız yok.

seni anlayabilen bir kişi olsun yeter çoğu kez. her şey olabildiğince basit olmalı, daha basit değil..

deryik dedi ki...

lavender: herkes değil de, memnun olsun istediklerim memnun olsa, o da bi şi. ya da edebilsem.

Powered by Blogger

eXTReMe Tracker