18 Ağustos 2006 Cuma

dönüş ve deryik en retard

Tararaamm özlem sona erdi gençler, döndüm :) Ankara, dönmesi en hayalkırıklığı yaratan şehir heralde. Varan'ın 11 saat sonunda o "nırınınııınınn sayın yolcularımız, ankaraya hoşgeldiniz" cümlesini duyduğunuzda etrafınızdaki sahne şu:
hilkat garibesi/ beton harikası apartmankondular, üstlerinde fil ebatında bir sürü cıvıldak reklam panosu, beri yanda bir bozkır - ki bıraksanız güzel olma ihtimali var; ama yoo hayır, biz onu zıplayan tiftik keçisi heykelleriyle süsledik. Bitmeyen bir yol çalışması şehri. Bezgin suratlar. Görebileceğiniz en bezgin, bezmiş ifadeler. İ.Melih ve müthiş icraatı olan "şehiriçi servisleri kaldırdık zira külüstür taksiler para kazanamıyodu" sayesinde bilet parasına eklenen taksi masrafı. Ankara işte- başta kara.
Neyse- döndüm işte. bi geldim ki kapıönüsepetimizde bana gönderilmiş ve fakat açılmış bir zarf duruyo. Hollanda'dan. biri açmış zarfı, ne zarif hareket.
Çok sıcak çok. Sinir yapıyo valla insanda. Bodrum 45 dereceydi ama hafif bi meltemi var, bu ne yaa. Anneannem "cehennem hava alıyo" der, aynen.
Deryik rötarlara gark oldu- Hollanda'ya (umarım) 5'inde uçabilicek anca- vize vize işleri. benim yerime açılan zarfta da "4üne kadar gelin sizi havaalanında karşılayıp pamuklara saralım, yoksa boku yediniz" yazıyo özetle... Hulusi'nin kavalyeliğini de kaybettim. Ben ve 50 kiloluk valizler. ve uçak ve tren ve taksi ve okula kayıt ve hostel. bir sürü evrak işi, valizlerle birlikte. bööö. rüyalarıma giriyo resmen. Daha ne ders alıcağımı bilmiyorum. ders programını orda veriyo cinsler; ama 4üne kadar. geç gidicem ben. böhühühühü...
şimdi bu kuzeybatı avrupa ülkesi "istisna" nedir biliyo mudur acaba yoksa tecrübeyle mi öğrenecekler?

5 yorum:

vintage biscuit dedi ki...

hosgeldinn!!

fatih demir dedi ki...

Kanadali Suleyman'in blogda verdiginiz "stanbul" bilgisi icin tesekkur ederim.
Ben kelime oyunu oldugunu dusunuyorum ama madem vermissiniz cavabi adamin kafasini karistirmayalim :)))

Ankara konusunda...hmmm 6 yil oldu... I.Melih halen calisiyorsa sehrin halini tahmin edebiliyorum... Dunyanin yuruyen merdiveni calismayan ilk ust gecitini yapip geciti uc harfli bir yer kadar kuculten bir insandir kendisi :))

Hollandaya istisnayi gosteriniz efendim.. Ben Amerikalilara layikiyla ogrettim cunku :)))

deryik dedi ki...

vintage biscuit: hoşbulduk efendim, dolu dolu yazmışsınız anca kapadım arayı valla :)

fatih demir: valla benimki tarihsel, hatta akademik bilgi. kelime oyunu değil yani. o dönemde istanbul kadar büyük şehir olmadığı için haliyle bi nevi "the city" misali, sadece "poli" denmesi doğal. Gerçi osmanlı konstantiniyye diyerek " şanlı roma imparatorluğunun devamı" olduğu ilan etmeyi tercih etmiş, biz "hayır hayır o bi istanbul" diye tuttursak da.

İ. melih üç dönemdir padişah. halk umutla vumhuriyet olmasa da bari bi meşrutiyet yolu gözlemekte. velakin kendisi tahtını şehzadesine bırakma planında.

Menapoz Abla dedi ki...

selamlar...ben de hoşgeldim bu bloğu yeni keşfettim...siz de hoşgelmişsiniz..çok şey kaçırmadım diil mi?

deryik dedi ki...

menapoz abla: hoşgeldiniz efendiimm.. kaçıranlar için yeniden gösterim mümkün tabii; ama maksat geç olsun güç olmasın. Benim sanki size şöyle bir uğramışlığım var idi, komşuluk daim olsun :)

Powered by Blogger

eXTReMe Tracker