15 Ekim 2009 Perşembe

iplık

17,5 yıl süren eğitim hayatı + üst üste konduğunda yaklaşık 2,5 yıl eden iş hayatından sonra, aradığım mutluluk dikiş makinesinde olabilirmiş gibi geliyo.

kahretsin ki, hay bin kunduz, kimse bana dikiş makinesi kullanmayı öğretmedi. ailemdeki palto diken kadınlar kendi torunlarına öğrettiler belki; ama anneannem o paltoları giyen küçük kardeş olarak bunu hiç öğrenmemiş, haliyle öğretmedi. biçki dikiş kurslarına burun kıvırarak hayatımın hiçbi evresinde kullanmayacağım/ sınavlar dışında da kullanmadığım tonla şey için kursa gittim. misal, organik kimya. misal vektörler. fizik de sayılabilir. bor mineralleri-linyit-mermer. aldığım integralin türevin haddi hesabı yok, onlardan da geriye eser kalmadı. şoklanmış gibiyim, sildim gitti 3 yılda. analitik geometri veya trigonometri verin, aşkla. integral getirin, istesem bu kadar unutamazdım. integral işaretine bakıyorum, aklıma kemanların üstündeki Sler geliyo. nasıl olabilir bilmiyorum. belki bisiklete binmek gibidir. o kadar zamandan sonra, olmalı. 5-6 yılımı verdim.

neyse, bu bilgilere "genel kültür" derseniz, inanın dikiş dikmek genel kültürün ötesinde genel bi ihtiyaç. bir singerle temasım olsaydı günler dorothy neşesinde, adile naşit sevimliliğinde, ne bileyim işte, cici kızlar çılgınlığında geçicekmiş gibi geliyor. çıkıçıkı dikiş diksem, paça kıvırmak kıvamı işler bile olabilir, müzikal dekoruna dönüşücek odam. hem bak padişahlar bile bi zanaat öğrenmiş, marangoz padişah, şair padişah, onları da öyle seviyoruz. yarın öbür gün aç kalsan, elinde bi tek elin var yine, sana para kazandıracak bi zanaatın olmalı. gitarla akdeniz akşamları bi yere kadar- ki hiç de sevmem o şarkıyı.

bu arada "günahım kadar sevmem" lafını severim ben. öyle işte. aç parantez- kapa parantez.

niye dikiş de efendim ne bileyim, ayakkabı ustacılığı, deri tabaklama, keçe işçiliği değil, bilmiyorum. daha kolay diye olabilir. boncuklarla ilgili diye olabilir. zeki müren kostümleri canlanmasın gözünüzde ama son 2,5 yıldır dikiş makinesi kullanmayı öğrenmediğime içleniyorum. öğrenmek için hiçbi şi yapmıyorum gerçi. bilmem, var mıdır çalışan kadınlar için gece kursu filan? bu saatten sonra terzi çıraklığı zor iş. hem zaten mahalle terzimiz kapanmış. belediye kursları desen gündüz saatlerinde. düğme diktiğimde zafer koşusuna çıktığım düşünülürse yol uzun.

*** şimdi daldan dala:

burcumu okudum az önce, 29 ekim 2009'dan 7 haziran 2010'a kadar sahne benimmiş. bayılıyorum bu kesin tarihlere. satürn "arkadaşlar, umutlar ve dilekler evi"mdeymiş (eve bak) 2 yıldır, nihayet gidiyomuş. hayırlısı. 7 ay boyunca zodyak aleminin starı olucam demektir. kendimi eğlenceye vurucam, geçtiğim yerden çiçek ve gökkuşağı fışkıracak galiba. 7 ayın çoğu da kışa denk geliyo, o kötü.

bilgisayarım yine "ölmeden önceki çığlık: diskten gelen ıslık" seansına başladı. disk dönüyor, fiyu fiyu bi ıslık, bi kuş can çekişmesi. ah ah.

her sabah sir earl grey'e teşekkürlerimle, bergamotlu çay içiyorum.
tuhaf oje renklerinde gözüm var ama şimdilik pahalılar. duy beni pastel, duy beni flormar.

29 ekim cumaya gelse, 3 günümüz olurdu.
3 günü olan her insan gibi anında şehirden kaçar tatil yapardık.

6 yorum:

gülş dedi ki...

bizim evde var bir külüstür deryik, bazen annem oturur başına bir paça çevirmekti falan, nasıl severim onun sesini, makine yağının, kumaş çizilen sabunun kokusunu falan.

o tarz bir kurs falan bulursan mutlaka yaz olur mu, ben de o tip bir arayıştayım, kendime bir ceket dikeyim, dirsekleri epriyene kadar giyeyim falan istiyorum.

bir de dün sinemada coco chanel'in fragmanını izledim ki, sorma gazımı :)

bergamotlu çayım ve ben sana sevgilerimizi gönderiyoruz.

gülş dedi ki...

ekleme: blogda yarattığım "falan" kirliliği için özür diliyorum. :)

YILDIZ dedi ki...

Aynı düşünceler içinde ben de hayal kurarken buldum kendimi bir kaç hafta önce.Şimdi evimde dikiş makinasında birşeyler yapsam falan filan.Ne becerim var ne daha önceden yapmışlığım.Ama ortaya elle tutulur bir şeyler çıkacak olmasının verdiği cazibeden dolayı böyle hayaller peşindeyim.En önemlisi her ne kadar çalışmayı beceremeyeceğimi bilsem de evde çalışma arzusu.

voodoo girl dedi ki...

bizim okul tatil etti cumayı, geliyorum istanbula =)

mz dedi ki...

Orada bilgilendirici kitap falan bulman mumkun olmaz mi? Amazon'da bayagi cesit var aslinda. Ben su anda bir dikis makinasi siparis ettim, bekliyorum da. Elde dikis problem degil de uzun zamandir dikis makinasi konusunda felaket senaryolarim vardi, meger cok insanin varmis (parmak, igne vs.). Ben annemi seyrederdim dikis dikerken, bir de patron cikarmasina yardim ederdim. Patronlari okumayi bir ogrendin mi, gerisi cidden kolay. Ustelik beceriksiz biri de degilsin (gordugum kadariyla). Hem dikis makinalari da cok sevimli olmuslar ben gormeyeli, ufacik tefecik.

deryik dedi ki...

gülş: falanın fazlası olmaz :) bizde külüstür dahi yok. ankarada bi aramıştım ama bulamamıştım uygun bi şi. burda da bakıcam.

yıldız: e bi yerden başlamak gerek. benimki tamamen hobi niyetine heves, ona bile hamle yapmadım.

voodoo girl: bekleriz :) o haftasonu benim ankaraya gitme ihtimalim var ama deneriz :)

mz: e ama işin çoğu bitmiş azı kalmış :) benimki daha ziyade üç nal ve bir at gerektiriyo.

Powered by Blogger

eXTReMe Tracker