31 Ekim 2009 Cumartesi

ankaradan bildiriyorum.

ben ankaradan bildirirken illa ki doktora gidiyorum. ya da terziye. ya bana tamirat ya giysilere. 2 gündür orta kulak iltihabı kabusları görüyodum, östaki borum tıkanmış. iltihap yokmuş; ama tıkalıymış. nezle filan da değilim; böyle dipten kum çıkarmışım gibi bi his. boğazım şişmişmiş aslında (hiç farkında değilim), östakimi tıkamış. fizyolojimi çözsem alim olucam. sızım sızım. bi keyifsiz hal, ev iyi geliyo. neyse işte, kötüye bi şi olmaz, 3-4 güne geçermiş.

dün 45 tl'ye 20 adet blues CD'si alıp efes pilsen blues'un 20. yılını kutladım. konser de misler gibiydi. şimdi defnaanıma kopyalıyorum hepsini. istanbula dönünce de caanım beye kopyalıycam. konser iyi güzel, bi de sıçana dönmeseydim... öyle üşüdüm ki mumya gibi uyudum otobüste, bi bakmışım aşti. sel yarına bitsin ki geri dönebileyim. ankaraya nasıl olur da tek bir damla düşmez yahu?

dergilendim. ay başı dergi zamanıdır. dergi alırken kendimi zor tutuyorum. ntv tarih & bilim istanbula saklanıyo. özel ikili onlar.

kardeşcaazım dersaneye gidiyo. iki ayrı sistemden suyu çıkmaması için debeleniyo. insanlar bizi ikiz sandıkça "8 yaş büyüğüm!"lüyorum. bazen o benim ablammış, olabilirmiş gibi. özellikle elimden tutup bi yerlere götürdüğünde, ankara gezdirdiğinde. ben ankaradan uzak kaldıkça. şimdi de gece dışarı çıkacak abla o mesela, biz annemle ev kuşluğu yapıcaz; çünkü çok özledim. ben lisede dışarı çıkarken o bakardı böyle, hazırlanışımı seyrederdi. hop, gitti bile. kulak ağrısı yaşlandırdı beni.

el sallayan atatürk maketi 10 kasımda ölecekmiş. aaghh diyerek. hay yarabbim ya.

sonbaharın en güzel yanı bordo yapraklar. sarı-bordo yaprakları en çok istanbulda sevsem de bana hep ankarayı hatırlatıyo. yokuş boyu en bi bordo, evden tunalıya.

dali'm eve geliyo. nihayet. acaba ev ve izolasyon nasıllar.. ayh neyse.

böyle bi şi işte. mandalina yiyin, güzel.

6 yorum:

mermaid dedi ki...

belki bana da kopyalarsın:)

Bespelled dedi ki...

bazıların kullandığı "+1"-li yorum sistemini asla anlayamadım, ama yine de deneyeyim bir kere, bakayım ne çıkacak.

hastalık tasviri : +1
20 blues CDnin hikayesi : +1
ablalık üzerinde felsefe: +1
sarı-bordo yapraklar : +1
mandalina : +5 (çok severim çünkü)
------------------------------
toplam : +9

Damlo dedi ki...

ntv tarihte çok güsel bi şi seni beklio deryik, şahsen ben bayıldıım

gorkem dedi ki...

+li yorum sistemi de neyin nesiymis?!

hiii, mandalina vardi, yiyim hemen, bozulmasin, yaziiiik

deryik dedi ki...

mermaid: kopyalarım belli mi olu:)

bespelled: facebook "like"laması mı ki acep o +1? bilemedim. 9 güzel ama :)

damlo: alıciim alıciim.

görkem: mandalina bozulacak kadar dolapta kalamıyo benim evimde. bütün bütün yutuyorum. yazık tabii :)

Bespelled dedi ki...

deryik, görkem:

"+1"in tarihçesini dün wikipedia'dan öğrendim.

Açık kaynak software forumlarından gelme bir ifadeymiş, oy vermek için kullanılıyormuş (mesela öyle bir forumda "X kodunda, A'yi mı B'yi mı kullanalım?" diye bir oylama başlatıldıysa, cevaben "A +1" yazmak "A lehine oyumu kullanıyorum" demek).

Şimdiki kullanımı daha genişmiş. Mesela bir argümana katıldığınızı söylemek için, "evet" "olur" demek için kullanılırmış.

http://en.wikipedia.org/wiki/%2B1

deryik, facebook'taki "like" icabında kullanımlara da çok rastladım.

Yani, bir nevi mandalina uzmanı olarak, 5 normal oy ağırlığında bir oy kullanmışım bu konuda :-P

Powered by Blogger

eXTReMe Tracker