26 Temmuz 2007 Perşembe

tesa

şu an bir café'de ödev yapıyo olmam lazım. Café kısmı tamam da, damardan bağlama ezgileri başladı bi anda. Birazdan Arif Sağ bile duyabilirim sanki. Artık Türkiye'yi özlemekten yoruldum. burası 18-2o derece, herkes botlu herkes yağmurluklu. Bağlamayı şu an sadece ben duyuyorum. İlk kez bağlama sesine burnumun ucu sızlıyor; hani özleyecek bir köyüm bile yok ki benim. kaç kere oturup bağlama dinledim hayatımda, o bile meçhul. Zeycan'la dinlerdik sanki? uydurdum mu acaba? Bak sesini kıstılar... Hem köfte var burda. Ortada hiç Türk yok, olursa bozulacak gibi zaten. ben ve bağlama, şu an o kadar iyiyiz ki. Bu café'nin sahipleri latin. Çaydanlıkta çay veriyolar, poşet sallamadan. Ucuz hem her yerden. 10 gün kaldı ve 2000 kelime. bugün kolombiya'daki şiddeti protesto yürüyüşü var, saat 7'de sanırım.

Bir gün buralarda biri omzuma vurup "afedersiniz, ne dinliyorsunuz sorabilir miyim?" diyecek, ben "ay çok mu yüksek, rahatsız mı ettim?" diye telaşlanıcam. sonra o kişi "yok, çok beğendim de" diyecek. "Müzeyyen Senar- Agora Meyhanesi" diycem ya da "Zeki Müren- ah bu şarkıların gözü kör olsun"... Tanju Okan da olur... sonra, sonrası yok. bu kadar.

bitti işte şarkı.


>puf<

4 yorum:

mevudugaga dedi ki...

Müzeyyen Senar benzemez kimse sana da olur değil mi?
olur olur hem de süper olur (:

Adsız dedi ki...

sizi okuyorum...

Arolium dedi ki...

Günde 200 eder.. Bence çalışmaya başlasan iyi edersin. Orda bir ülke var uzakta nidalarıyla :)
Kolay gelsin..

Bu arada isimsiz arkadaş okumak iyidir. Bizide oku hatta bizde okuyalım...

gulin dedi ki...

seni okuyorum anacım :p

Powered by Blogger

eXTReMe Tracker