26 Temmuz 2007 Perşembe

kolombiya

bugün ben 20 kişilik (sanırım 17si kolombiyalı) bi grubun içinde, minik bir meydanda, kolombiya için barış istedim. Terör bitsin istedim. Yıllarca kaçırılan binlerce insan bırakılsın istedim. FARC içindi. kolombiya'yı acıtan terör bitsin. 20 kişi, 3 bayrak ve bir akordeon eşliğinde, "kolombiya barışı kucakla" yazısının altında, bir ufak şarkı söylendi işte. herkes minik bi not yazdı, belki gönderilir, kim bilir? gönderilsin diye yazmadık ki.

benim niye gözlerim doldu, burnum kızardı bilmiyorum. oysa meydana yürürken marisol'e dönüp "olay nedir niye gidiyoruz" bile dedim, öyle bi ilgisiz bilgisizdim. Ama oraya gidince... başka bir şeydi o. düşün, ülkesiyle arasında bir okyanus var. karşısında bira içip yemek yiyen ve arada bi başını kaldırıp beelki gülümseyen hollandalılar. kimsen yok. ve bu grup minik bir halka olmuş, neredeyse kendi kendine konuşur gibi.. hepsi gülümsüyor. hepsi gerçekten barış istiyor. Kimsenin duymayacağını bile bile 20 kişi, ah bi de ben, biz barış istedik kolombiya için. ben gizliden sizin bizim için de istedim. sonra ufak bi açıklama yapıldı ingilizce ve ispanyolca:

"biz burada toplananlar, bu acının artık bitmesini istiyoruz. biz barış istiyoruz ve çözüm bekliyoruz. biz burada toplananlar sorunun yıllardır görmezden gelindiğini biliyoruz ve artık adı konsun istiyoruz; çünkü inkar çözüm değil. çünkü inkar 20 yıldır işe yaramıyor."

inkar çözüm değil. ne basit di mi? yokmuş gibi yapmak... çözmüyor.

sahi, yarın bi barış yürüyüşü olsa, kafa göz yarmadan, birbirimizi kesip üstüne de polisten dayak yemeden, sahiden içimizden gelerek barış isteyebilir miyiz?

sahi, biz barış ya da huzur istiyo muyuz? hepimizin bir kara kaplısı var, içinde biraz kin biraz kan olan. o deftere sarılmışız sımsıkı, herkesin cümlesi "ben isterim ama...". amamız ne kadar çok. ama ya o? ben değil örtmenim, o yaptı. biz bahanelerle doluyuz işte, göz oymadan barış isteyemeyecek kadar bahanemiz var. hepimiz barış isteriz; ama barış için savaşmayı tercih ediyoruz.

çünkü türkiye dünyada terör yaşayan tek ülke. en büyük acıyı biz çektik, en büyük kaybı biz verdik, biz neymişiz be abi. uzlaşamayız, değmez. dış mihraklar bi bize işliyor, kimlerin parmağı yok ki... hem sen onu bilmezsin, kazık atar. en büyük kazığı biz yedik ya hani, ondan. en askeri darbeyi biz yaşadık, en etnik sorunlu biziz, en kimlik kargaşaşı tabii ki Türkiye. 7 cihanın merkezi sandığımız minik Türkiye... kendi tarihini yüz kez okumaktan dünya tarihine cahil kalmış ülke. uyuşturucu tekeliyle gelen terör nedir, bilir misiniz? ama ah doğru, en büyük acıyı biz çektik, en ıslak gözyaşı bizimkiydi. biz hakikaten neymişiz be abi...

hepimizin kara kaplısı o kadar kara ki barış kaybolup gidiyor içinde. biz bir akşamüstü okyanus ötesi bir yerde, misal, kore'de, kosta rika'da ya da nijerya'da 20 kişi bi araya gelip "barış istiyoruz" diyemeyiz. o 20 kişiden kimi kürt, kimi has türk, kimi solcu, kimi merkezci kimi çikolatalı kimi meyveli... karışamayız biz. ı-ıh. inadımız inat. en büyük kavgayı biz verdik, uğruna ölünecek en vatan bizim vatan. ha dünyanın geri kalanı mı? gerzek onlar. ya da düşman. bilmiyolar. ne acılar çektik biz, onlarınki patlıcan.

sanırım ben o 20 kişinin kolombiyalı oluşuna ağladım.
bi mail alsam "'türkiye barış istiyor' yürüyüşü" için mesela, ardında kim var, kim ne slogan atar, polis bi temiz dalar mı, kim ara gaz verir de ortalık savaş alanına dönüşür diye düşünmez miyim? düşünürüm. buna da ağladım işte. o çok güvendiğim umudum var ya hani geleceğe dair, sanırım yavaşça çekiliyor kanımdan. kimseden şüphe etmeden sadece barış isteyebileceğimize inanmadım bugün ben.

ilk kez çok korktum umudumu yitirmekten.
ya da şöyle diyeyim:
onlar kadar umutlu olamamaktan korktum. ilk kez.
o gülümsemeyi görseydiniz...
"buraya geldim; çünkü önemsiyorum" diyen gülümsemeyi.

ne komik, belki de videoyu izlediklerinde gözleri kırmızı kıza bakacaklar ve sonra o saçı örgülü olan, "iyi de bu kız tüüürk" diyecek. halbuki ben "evde umut bitmiş, annem siz de varsa bir fincan verir misiniz diye sormamı istedi" desem? anlarlardı belki.





sahi, söyledikleri şarkı neydi?
kolombiya kolombiya,
hadi sen de şarkıyı söyle
kolombiya kolombiya
sevginin ülkesi...

8 yorum:

gulin dedi ki...

o çok güvendiğim umudum var ya hani geleceğe dair, sanırım yavaşça çekiliyor kanımdan. dersen sen de biz napalım :(

enne dedi ki...

Umudunu kaybetme.

gaykedi dedi ki...

yazın bana mhp'lilerin ve kürt bağımsızların akıllı olmazlarsa bizim meclisi bu dönem panayıra çevirme korkumu hatırlattı :(

Emir Bey dedi ki...

ben gelirim sizle barış için bir şeyler yapmaya ki !! hiç sorgusuz sualsiz, bu kim şu neci, ulan burası bana göre değil mi demeksizin hem de !

www.edasuner.com dedi ki...

Bloğ adınla çok uydu aslında zor değil... helal olsun valla

deryik dedi ki...

gülin: arada benim de iznim olsun yahu.

enne: deniyorum ama kaybolmuyor :)

gaykedi: en azından bir yıl huzurlu geçer bence, söz verdiler. bakınız safitirik deryik umudu.

emir bey: :D peki efendim, aklımda bulunsun mersi mersi :)

eylul dedi ki...

8 haziran 2007 g.kurmay açıklaması.. hatırlayıverdim birden.
"3. Her fırsatta, yurt içinde ve yurt dışında barış, özgürlük ve demokrasi gibi insanlığın yüksek değerlerini, terör örgütüne paravan olarak kullanan kişi ve kuruluşların, bu olayların gerçek yüzlerini görme zamanı artık gelmiştir."
özür dilerim umudum dağa kaçtı...

deryik dedi ki...

eda suner: zor değil.. kendime tekrar etmem gerek arada..

eylül: gerçek yüzlerini gösterek olanın gerçek yüzü de bi kirli bi kirli... :S

Powered by Blogger

eXTReMe Tracker