1 Haziran 2006 Perşembe

Defne

Anaerkil bir şekilde aile bireylerinden devam: kardeşim Defne.

14 yaşında, teenager sendromlarının en başındadır kendisi. Kuul bi arkadaştır; arada bana "abla sakin ol", "of abla amma heyecanlısın" diyip beni benden aldığı olmuştur. Çok güzel susar--ki insanlar benim çenem yüzünden çocukcağızın sessizleştiğini iddia etseler de kendisi susar ve kayda geçer. Herkesin en tuhaf hareketini, mimiğini, tiklerini bilir, sonra ortaya saçar. Fildir- unutmaz. "3 yaşımdayken sen beni odana sokmamıştın" gibi sonsuzz bi karakaplısı vardır. Tuhaf benzetmeleri ve çok sevdiğim tepkileri vardır (2,5 yaş, mekan kebapçı. Masa numarasını gösteren, şekli ">" ve "ters L" arası olan plastik zımbırtıya uzun uzun bakıp "mezar taşına benziyo" demişti) .

Aynı boy pos ve kiloda olduğumuzdan Bodrum'da mahallelinin bana "ablan nerde" demişliği vardır; ama temel farklarımız yadsınamaz: Hiperaktivite sınırında spor yapar. Kendi kendine kelebek yüzmeyi ve su kayağı yapmayı öğrendi. Sudan çıktığı ender zamanlarda bisiklet sırtında olduğundan yazın tam mesai yapar. Kış aylarında dizboyu karda yuvarlanmaktan vazgeçip pineklediğindeyse mutlaka telefon çalar ve 4 günlük planı hazırdır. Sever,sevilir, iyi arkadaştır.Ben ortaokuldayken arkadaşlarım "defneyi 15inde şamdan'da, 21'inde dünya medyasında görücez" derlerdi.

Tanımadıklarına utangaç, yakınlarına sivri dillidir ( "Deniz saçmalıyosun, saçmaladığını da biliyosun, sempatik olsun diye yapıyosun ve ben çok sıkılıyorum. kapatıyorum, geçince ararsın olur mu?" demişliği ve 5 dakika sonra Deniz tarafından arandığında "geçti mi" diyerek abartmışlığı vardır). Defne çabuk küser, çabuk barışır; ama barışırken lafını eder. Bana düşkündür, ama dedim ya kuul kendisi, belli etmez.

Allah için güzeldir kardeşim ( evet evet benziyoruz evet yuppii). Çillidir, dev gibi yeşil gözleri vardır. İlk 14 Şubat gülünü aldığında 10 yaşındaydı ve "ben sevgilisi diilim ki aptal mı bu" demişti. Üst sınıflardan hayran kitlesi gelişmiştir, o ayrı bi eğlencedir. İncik boncuk sevmez. Giysi kuralları adam çatlatır: düz renk olucak. Desen varsa çiçek böcek, fiyonk, allı güllü morlu olmayacak, "sevimli/şeker" görünmeyecek. Etek giymez. Pantolon bol olacak. Eşofmanla gezse tercihidir. Küpe takılacak; ama o küpe minik olacak. Üstündeki renkler uyumlu olacak ( "abla şimdi ne giydin sen.. ne bu şimdi yani.. çirkin oldu işte, uyumsuz.."). Bu kurallar sebebiyle alışverişe benimle çıkar; çünkü annem sıkılmaya başladı.

Varyemezdir. Resmen para biriktirip yatırım yapar. Kendine cep telefonu, fotoğraf makinesi aldı, bu gidişle ayrı eve de çıkabilir (hatta "bi gün eve çıkarsam" adlı hayalini anneme anlatırken annem "benim odam ışık alsın" gibi bi şi dediğinde "ne yani siz de mi benle yaşıycaksınız?!" demiş ve bizi fena bozmuştur). Fransızcayı su gibi bildiğinden ama okumayı sevmediğinden ilerde Fransa'da taksi şoförlüğü yaparak (çünkü kadın sürücülere eskort olsun diye golden retriever veriyolar) geçinmeye karar vermiştir. Belgesel izler, kayda geçer, yemek sofrasında "yaban domuzundan kaçmak için çapraz koşmalısın abla" falan der. TeknoSA kitapçığı incelemeyi çok sever. Alınacak bilgisayar, cep telefonu veya fotoğraf makinesine Defne karar verir.

Defne enteresandır. Tam bir sınavdır. Şu son 4 yıldır benden uzakta büyüyen, her gördüğümde yeniden tanışmak zorunda kaldığım bir hatun oldu kendisi. "Abla yaa İstanbul'a götür beni yaa yurdunda kaliym"dır Defne, "abla saçım düzgün olmuş mu uff"dur, canımın dibidir, Deffoş'tur.

4 yıl sonra beni kartlamış halimle barlarda görürseniz yanımdaki çıtıra asılmayın -- ablasıyım.

3 yorum:

TugCe dedi ki...

Birden kendi kardesimi dinliyormusum gibi oldum resmen ben..Benimkisi de henuz 12 yasinda fakat ayni senin anlattigin turden bir insanidr:) Ama cok hos olmus postun:) defne'ye selam.

Alx dedi ki...

Ay derya, ne kadar çok konuşuyorsun bee.
İnsan her gün hergün bloguna 3 tane entry girmezki canım.


Cem (Foto)

deryik dedi ki...

tugce: teşekkürler :) aynı yaşlar olduğundan, ya da jenerasyon bi değişik- ama eğlenceliler.

Cem: Ufka bakıp sessiz ve kuul kız olmayı kardeşime bıraktım, iş bölümü var aramızda. Seviyosun aslında okumayı, itiraf et, engel olamıyosun kendine di miiii :)

Powered by Blogger

eXTReMe Tracker