21 Nisan 2010 Çarşamba

siyah

jelatin hanımdan naşi, şu haberi gördüm.

hepsini okuyun. hepsini.
sonra düşünün, aidiyet nedir, önce insan mıyız, hemşeri mi? erkek miyiz, insan mı? toplu suçları gizlemek ne kolay şeydir, suç yayıldıkça normalleşir, sorumluluk hemen kayboluverir ve mağdur artık hakedene dönüşür. vatan millet sakarya ne güzel maskemizdin sen. özellikle de ev-mahalle-kasaba-şehir-vatan diye giden kahramanlıklar, mükemmellikler, değerler, hayde bre pehlevan - işte bireyde böyle fire veriyor. bireye dair suçlar tam da bu katmanlarda ince ince işlenerek hasıraltı ediliyor. çünkü adımıza leke gelmesin. çünkü adımıza, "şuncacık şey için" leke gelmemeli. suç bile görmediğimiz bir şeye şimdi başkaları suç der, çamur atar, lekelenir güzel şehrim. şehrimin bok kokuyor olması önemli değil, burnumu tıkarım.

ah o kızların rüyaları, en güzel uykuları yok artık. kimse bilmez, kimse görmez işte. o kızlar birer hayalet artık, siirtin tepesinde karabulutlar gibi gezecekler. ruhları ince ince ağlayacak. bu adamlar ve pek tabii sesi çıkmayan kadınlar, her gece onların seslerini dinlemekten uykusuz kalacak.

hayır - bunlar olmayacak. bunlar için, vicdan gerekir, ne yaptığını bilmek gerekir. o el kadar çocuklara bakınca girilecek delikten fazlasını görmek gerekir. kahvede sırıtarak dinledikten sonra kendi payını almak için aç kurtlar gibi salya akıtmamak gerekir. salya akıtanlar arasında okul müdürü, polis, askerin olmaması gerekir. ne tuhaf şey şu testesteron. şiddetle, güçle ve doğal olarak rütbeyle ilişkisi ne kadar tuhaf. kadınların sessizliği hele, bütün şehir ve korku. korkarak suçtan zevk almak aslında.

o kadar acı bir karanlık ki bu olaya bakıp hala "münferit" diyecek bir bakanlar ordumuz olması içimi acıtmıyor bile. sadece, yunan mitolojisindeki cehennemi istiyorum ben. bence ona kaldı bu durum. hani en basit haliyle, günahına denk suçlarla seni kuşatan hades'i. günahının aynası olan en akıllıca acıları nakış gibi işleyen hades. canım hades. bana da bunu dedirttiler işte.

3 yorum:

S. dedi ki...

sabahtan beri sıtkım sıyrık.. çürümüşlük, kokuşmuşluk..

Adsız dedi ki...

çok saçma olacak belki şimdi bu yazının altına ama jelatin hanım'ı çok özledim. nerelerdedir kendisi tamamen mi çekti elini eteğini devam etse yazmaya dolu boş ne olsa.

deryik dedi ki...

S: sabahlar zor. geceden daha zor.

adsız: yazıyo da bloga değil. aldığım duyumlara göre arada aklına düşüyo blog. ben de özledim valla.

Powered by Blogger

eXTReMe Tracker