6 Şubat 2008 Çarşamba

oda VS ben. tabii ki ben.

kazandım. odadaki eşyaların yeri maksimum fayda ilkesiyle değişti, ek raflar çakıldı, sürekli ordan oraya eşya taşındı, ne atılan ne satılan ve manasızca yer kaplayan eşyalar arasında bi ayıklama yapıldı (ki nefrrrret ediyorum bu süreçten, biriken ıvır zıvırdan), hatta gidilen bütün tiyatro, sergi vs kitapçıkları dahi atıldı. oh be. oda hafifledi, yer açıldı, artıııı sabah gün ışığı gözüme giricek, öyle uyanıcam artık. yaşasın mimar anne, yaşasın fizik kuralları. oh yani. ohh... odada simetrisi bozulan raflara annem takıldı, gözünü tırmalıyomuş ama allahtan benim mesleki tek deformasyonum fırsat maliyeti hesapları. takmıyorum tak açıyorum.

ikili ilişkiler ne komik.. iki seçenek var: ya güveniceksin ya da paranoyak bi ajan olucan. erkekler kısaca "ne gele, gele"yi takip ediyo galiba, bunlar dişi seçenekler. ikisi arasında gidip geldim ben çok. dönem dönem. ama şu an b şıkkı için fiziki yetersizlik söz konusu. haliyle a şıkkı. tek şıkka düşünce insan rahatlıyo... yani güvensizlik değil mesele, kişisel bi seçim. yoksa b şıkkını seçen de "ben sana tabii ki güveniyorum canımm" der. diyo. demiştim. neyse yani. ben a şıkkımla mutlu ve huzurluyum. huzursuz olmam gereken bir şey varsa, ben bilmeden kerizleniyosam da eğer... kader utansın. sanırım canımı sıkamam artık... ama yok. biliyorum. ummak değil, bu sefer biliyorum. genelde de bildim zaten, doğruya doğru. adam gibi adamlara denk gelmiş olmanın şansı var bende. neyse, yanlış biliyosam da... kader utansın. dedim ya, seçenekler kendiliğinden bire inince, kendi kendini telkinle ikna etmek değil bu: insan cidden bi ferahlıyo. hem enerjime yazık.

ay neyse işte, bilmeden okuyanı bayan, sonsuz başsız bi yazı. peh. nededimbenşimdi paragrafı.

*_*annem arkadaşlarıyla iddiaya girmiş, h.uluç kaç yaşında diye. annem 80, onlar 70 diyo. "anne 1939 doğumluymuş" dedim, zira gugıla sorma görevi bana verildi, annem de "a-aa niye öyle.." dedi. annemi seviyorum. şimdi de "o zaman ertekin 80'dir" diyo. inat genetik bi şi.*_*

"hadi yürü gidiyoruz" diyen insanlara sevgim saygım hayranlığım sonsuz. biri dürtmeden kıpırdamadığım için... hele bu ara. neyse, bu sefer çok şık bi dürtük geldi, güzelbacaklıkız'dan hem de. tanışmaya vesile mini gezi öncesi plan program iş güç. gidelim buralardan zaten.

hani bu mısır-hindistan arasındaki internet bağlantı kabloları mı her ne haltsa, o koptu ya.. hani hayat durdu, borsa kapandı falan. hah işte, okyanusun dibinden sadece 1,5 cm'lik kablo geçirip mucizeler uman zihniyetin alnından öpüyorum. bi gemi çıpası kadar yani mühendislik bilgileri... yaranamazlar bana. hıh.


odam toplu ve ferah ve mis. canım odam canım ben.

5 yorum:

TugCe dedi ki...

Feci kiskaniyorum. Odanin tertipli mis filan olmasini tabii ki.
Ben cok daginigim ve hicbir kagidi atamiyorum. Uzerine aklima bir seyler geldi diye 3-5satirlar yazilmis bir dolu kagit var etrafimda. Kiyafetlerim de yurt odasi dolabi boyutu olmadigindansandalye ustu konumunda..
Ama baligim yasiyor. Yani henuz..

narsis7ekho dedi ki...

Bak... Dediğin an mantıklı gibi gelmişti. Ama Defne 2 gün okulu asarak sınıfta kalmaz. Hayattayken görebilme ihtimali olan bir yeri göremeden yaşamaya devam etmek bizim gibilerin canını acıtır. Hem basın yayın okumak istemiyor mu, okul dergisi/gazetesi herhangi bir şeyine haber yapar. Yazı yazar. Bişiler yap, okulun açık olması sorun olamaz. Dimiğ?

Ben uçak biletlerimi aldım. Ona göre.

www.edasuner.com dedi ki...

Kuzu aynıyız desene bende deli titizim hatta elbiselr vs mağaza tarzı katlanır tek renk t.shirtler aynı sırada vs delimiyiz Miçom biz :)

Nostalji dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
pigmelerle.dans.eden dedi ki...

Selam Deryik,
gecen gece erkek arkadasimla 2.5 saat iphone uzerinden seni okuduk. Senden cok bahsediyordum, saatlerce yazdiklarini bana okudu.
Sen demistin ya siiznle gelip bir sofraya otursam diye, e isin de yok ankara`da henuz, gel biraz da bizim burdaki gazeteleri oku da dumur ol.
Evde yer bol, Turkiyeden kim gelse tanidik tanimadik bende kaliyor zaten. Su an -ve tum yil- burasi gunduzleri 30 geceleri 20 derece ve hic nem yok. Yani devamli bahar.
Istedigin, gelebildigin an bekliyorum. Kopekleri ve kediyi tekmelemedigin surece kalabilirsin.
Sevgiler,
Meltem

Powered by Blogger

eXTReMe Tracker