19 Şubat 2008 Salı

karkış

saatler boyu: traveler's IQ. şehirler vs iyi de, bayrak bilgim yokmuş, acı bi şekilde fark edip hırslandım. Tuhaf bir şekilde doğu avrupa ülkeleri skorum latin amerikadan düşük.

bir gece vaktiydi, ben "üzüm buğusu"nu ingilizceye çevirmiştim, ingilizcesi bile güzeldi. anlamıyo diye hayıflanırken, marisol kızıl buklelerine parmağını takıp "anlıyorum" demişti. O da bana gitarlı bir adamı dinletmişti, ne devrim ne sevda şarkısı çalan, bir şeylere hasret; hüznü mutlu bir adam. Biz hep böyle şarkı geceleri yapardık, bazen youtube bazen "Müziklerim" dosyasıyla... Marisol'ün sürekli dinlediği yegane türkçe şarkı firuzeydi, unuttukça sözlerini sorardı. üzüm buğusu demeye çalışırdı ki, marisol Ğ diyemezdi. firuze derdi gerçi. "orman kuytusu" lafını severdi.

cizre'deki olaylar sırasında "ölen" çocuk yahya menekşe'nin üstünden meğer sert bir cisim geçmiş. 10 puanlık uzman sorusu, bu cisim neydi? evet bildiniz, panzer yeterince sert bir cisimdir.

gazetede bir feminist yazar "az biraz da kadının cinselliğini konuşsak a beyler" demiş. bence çok iyi etmiş de, en sevilen aysel gürel şarkılarından biri ünzile'dir maalesef.

6 yorum:

Witness dedi ki...

doğumuna yetişemediğim kızımı sabah kucağıma verdikleri ilk anda ağzımdan çıkan ilk sözdü: "bir üzüm buğusu kadar güzel"... sonra hiç adıyla çağırmadım onu, hep üzümbuğusu...
Bazı kelimeler vardır, tek başına şiirdir... Bunu yakalayan nadir insanlardan birisin, güçlü kalemini hayranlıkla takip ediyorum...


ve evet, ne acı ki HALA kimse konuşmak istemiyor ünzile'nin kaç koyun ettiğini...

Goddess Artemis dedi ki...

Açık konuşacağım: Sezen Aksu'dan tiksinirim. Tâ "Sen Ağlama"lı günlerinden beri, abartılı bir samimiyet ve yapay bir duygusallık sergilediğini düşünüyorum. Kendisiyle şahsen tanışsam, yüzüne söylemek istediğim ilk şey de; bu insana batan, hiç de inandırıcı gelmeyen "hayat insanı" formatındaki hâlleri.

Firuze ve Ünzile şarkılarını da çok severim, rahmetli Aysel Gürel'i de. Şarkıları sevmeme rağmen dinleyememe nedenim, Sezen Aksu'nun sesine de katlanamıyor oluşum. Tıpkı Sertap Erener'in "operacıyım adeta, avaz avaz bağırarak okuyayım da sesimin ünü sınırları aşsın" tavrına dayanamadığım gibi.

Her neyse, bugünkü "tiksinme ve kusma seansı"mın sonuna geldim.

Amacım sadece çok sevdiğim Ünzile'nin sözlerini yazmaktı, amacımdan saptığım ve verdiğim rahatsızlık için özür dilerim.

ünzile insan dölü
on kardeş beşi ölü
büyüdükçe unufak
ve gelir de görücü
inci gibi dişi
görücü bilir işi
söğüdüm ağlar gider
olur hatun kişi

varmadan sekizine
ergin oldu ünzile
hem çocuk hem de kadın
onikisinde ana
bir gül gibi al ve narin
bir su gibi saydam ve sakin
susar kadın ünzile

yağmuru kim döküyor
ünzile kaç koyun ediyor
dayaktan uslanalı
hiçbir şey sormuyor

korkar durur gitmez
köyün en son çitine
inanır o sınırda
dünyanın bittiğine

ünzile insan dölü
bilinmezlere gebe
sırların mihnetini
yükleyip de beline

varmadan sekizine
ergin oldu ünzile
hem kadın hem de çocuk
onikisinde ana
bir gül gibi al ve narin
bir su gibi saydam ve sakin
susar kadın ünzile


Birkaç Ünzile hikayesi de benden:

Leonard Cohen Haklı: Şimdi Topluca Cinnet Zamanı

YALNIZLIK OKULU dedi ki...

unzile şimdi daha acıklı çünkü aysel ablayı da kaybettik :((

ne yazdı ne yazamadı dedi ki...

offff gene mi dünyadan bihaberim ya... ne zaman kaybettik? dur bi dönüp dolaşayım..........ben de ünzileyi üniversite profuma çevirmiştim...bi dakka şimdi ya...

deryik dedi ki...

witness: sıra gelmiyor ki ünzilelere... oysa onların pek bekleyecek vakti yok.

goddess artemis: valla ben de pek sezenci olmamakla beraber, şarkılarını severim. çok ağlamadığı zamanları galiba.

yalnızlık okulu: şarkılar yanımıza kar.

ne yazdı ne yazamadı: valla gazeteler yıkılmakta efendim, haberler böyle.

Aysin dedi ki...

ne devrim ne sevda şarkısı çalan, bir şeylere hasret; hüznü mutlu bir adam. Cenk Taner bu bence.

Powered by Blogger

eXTReMe Tracker