31 Ekim 2007 Çarşamba

imren

imren diye bi isim var. cümle içinde kullaniym: ilk kadın bakanımız imren aykut. kullandım. imren aykut demişken, içimden niyeyse imren hanımın annesinin ilk aşkının adı da bi tesadüf eseri aykutmuş, "bak gör de imren, aykut aptalı... kaçırdın benim gibi kızı!" mesajını öz kızının nüfus kağıdına çakmışmış gibi bi his geldiii geçtiii... süper olurdu da konumuz imren hanım değil. ne de olsa her kadın bir kez aklından "oğlum olursa ilk kalp kırıklığımın adını vericem, adam gibi büyütücem" fantezisi geçirmiştir ve bunu bilen her erkek oğlunun adına şüpheyle yaklaşır. neyse, konumuz bu da değil.

imreniyorum efendim bu ara. tuhaf şeylere...
misal, 4 saat uyuyup sonra okuyazokuyaz üreten arkadaşlarım var. tamam hepsi sigara fosurduyo, patates cipsi ve patlamış mısırla yaşıyo; ama biz sağlıklı beslendik de noldu yani. bunların yanında koşuya falan da çıkıyolar. deli bi şi. enerci.

sonra pusetteki bebeklere. kolları iki yana ağzını tamamen açıp uyu. oooh mis. bu pozisyonda hareket etmeyi sürdür, üstelik sıfır enerji kaybı.

topuk üstünde koşturan kocaman kadınlar. bi kere buradaki hanımefendilerin bayaa haşmetli olduğunu belirtmek isterim. iriler. topuklu ayakkabı giyiyolar. askeri tempoda yürüyüolar. ağırlık merkezlerinin nerde olduğunu bilmiyorum; ama dengedeler. oysa ben her an yatağıma düşmek orda kalmak ve zzzz......

"güne kahveylee başladıımm" insanları. güne başlamayı geç, ben normalde kahve içemiyorum pek, çarpıntı yapıyo. ama zannımca, bu güne kahveyle başlama durumu kafein bazlı bi enerji, bi ayıklık hali yapıyodur. hah işte ben o hissi istiyorum. çayı denedim olmadı. sihirli iksir gibi benim için sabah kahvesi. sabahları 10 horoz gücünde uyanık olmak istiyorum.

ben bugün yemin ederim 8:30'da kalkmıştım aslında. yani yataktan çıkmıştım, uyanmak/ düşmek/ kalkmak arası bi eylemle... kendime rağmen... neyse, midem bulandı çok fena. uyumam gerekiyodu, direnmedim. oysa 1de mi ne yattım ben en geç... napalım bünye meselesi. hem sıcak bi yatak varken soğuk suyla yüzünü yıkayanlardan olamadım ben. icabında o çapaklar vücudumun yatakdışı sıcaklığa alışmasını bekleyebilir. hiç yani. bu da bi bahane- odam bence aşırı sıcak. pencere açık yatamıyorum, boynum tutuluyo. pencereyi kapıyorum havasız. kaloriferi kapatıyorum sabaha karşı soğuk, az buçuk açıyorum alevler içindeyim. oksijensiz kalan beyin uyansa nolur uyanmasa nolur. laf.

ama bi kahvaltı etmişim... beyaz peynir falan. mis.

falan feşmekan deryik hanım. faso fiso. bugün sanki ben bunları daha önce yazmıştım hissi veren tam 587 kelime yazdım, bi de yalan söyledim. yanımda duran kitaplara bakıp o piti piti yöntemiyle bi metodoloji, gak gak gubarak bi şiler belirlemem ve yazmam gerek.

ben cümle içinde "it", "them" falan dediğimde, "bu it neyi gösteriyo, them kim?" diye sıkılmadan soran bi hocam var. yuvarlak içine almış. halbuki biz bunu ünite 3'te işlemiştik hocam. misal:

*guys find me hot and i find them nuts.

burda them=guys oluyo. neyse hocam yaa.. fransızlığınıza veriyorum. bi daha it nedir derseniz bizim karabaşı çağırıcam. ho-ho-ho deryik komik misin nesin. nedir işte, saat beş... bari git beleşe yerleş, bi işe yara.

3 yorum:

Peanut Butter and Black Coffee dedi ki...

Eheuehueh güldüm ben burda. Anlıyorum ben seni. Anlamasam daha mutlu olabilirdim ama, üzgünüm ama gerçek böle Deryikko.
Komikti be karabaş bence :D Ben sevdim :)
Kolay gelsin

TugCe dedi ki...

Ben de güldüm valla..Niye yalan söyleyeyim :)
Karabaş deyince de aklıma 1)Ata Demirer'in ege şivesi taklidi
2) ben ilkokuldayken yazlıkta bizim sitenin, migrosun oraya atılsa da, yolunu buluğ siteye gelen köpeği geliyor.

Neyse.. Mesela benim de finans sınavım vardı, mortgage hesaplarını benim gibi uydurarak çözen başka birini tanımam. O derece.

deryik dedi ki...

ay sevindim yahu bi ben gülerim diye korkmuştum :)

Powered by Blogger

eXTReMe Tracker