16 Nisan 2007 Pazartesi

kırı kan ahtar.

çarpıntılarla beraber saat 5'e olan teslimi 5'e üç kala gerçekleştirdim. bi daha son dakikaya kalmiycam. yeter yahu. bu stres için fazla yaşlıyım ben. bi de aksi gibi hava 30 derece, mis gibi güneşliydi. odada çalışiym dedim matkap başladı ekranı açtığım anda... hadi banklara oturiym dedim, iş makinası geldi yahu yanıma kaldırımı deşmek için! tanzanya usangu analizi de "bu da böyle bi anımdır" listesinde yani.

hop sonra deryik bi biraya hak kazandı. kim içer kim içer? kriket izleyicileri 7 saat boyunca içer. hop! maç izlendi... hatta inanmazsınız, bilmeyenlere kuralları anlattım efendim. takip eder yorum yapar oldum, bravolandım. 300'e ulaşabilen skoruyla canı gönülden desteklediğim bi spor artık kendisi. ekşın. fiyu eğlenceliydi bu sefer. bi de jamaika sahillerinde gözüm kaldı yarın yıldırım falan düşebilir, bilmiyorum.

sonra kapıyı açarken anahtar kaldı orda. ne tuhaf di mi? anahtar kapıyı bırakmadı resmen ya da tersi. sımsıkı yapıştı, ayıramadım. bi kızdan yardım istedim, "bana da oldu" dedi. sakince çekicektik ki... evet anahtar kırıldı. "nemelazımcı zihniyetle odasını kitlemeyenler familyası"ndan olduğum için rahatça odama girdim tabii ki. tabi iki.

anahtar kırılmasının batıl inançlar literatüründeki yerini bilsem keşke. var mıdır ki bi karşılığı yoksa fazla mı moderndir? 5 kapı açarak odasına ulaşan biriyim gerçi, şaşılacak bi şi yok.

bugün karar verdik, insan düşünen/gülen/ örgütlenen hayvan falan değil... insan yalnız bi hayvan, yapayalnız. en yalnız hayvan insan.


falan filan. saçma bi post işte.
bu ara böyle, yerseniz.

bi de ojelerimi özlemişim. oce.
kırmızı oce kaçç kaaç.

2 yorum:

serkan dedi ki...

ben yedim, yine olsa yine yerim.. yalnız bir hayvan merdivendir nasıl olsa, hiçbir yere ulaşmayan.. :)

deryik dedi ki...

vaaayy :)

Powered by Blogger

eXTReMe Tracker