14 Nisan 2007 Cumartesi

bu ara rüya

tuhaf rüyalar görme mevsimim yerini fazla gerçekçi, fazla günlük rüyalara bıraktı; arada bilinç kaymaları olan. bu da geçer. çok zor oluyo gerçi.

yatağıma derin bi aşkla bağlıyım bu ara. bir sürü makale. bi leptap. bir sürü yoğurt. şeytan dürtmesi sonucu yazmak. bugün yazdım yazdım yoksa bitmeyecek işler.

bir koca günü kavunlu çay aramaya ayırabilirim. allahtan çok uzun sürmedi bulmak.

tez konumu tamamen değiştirdim. hayırlısı olsun. kestirip attım yahu. içim şişiyodu. yani ilgimi çeken ama bi türü toparlanamayan, bi doktora tezi konusundan master tezi çıkarmaya kalkmak zordu...
destek bile aldım. depdeğiştim. hatta bi hocam "deryik bak bu konuda saatlerce konuşabilecek gibisin, ayrıca gözlerinin içi parlıyo" gazı verdi. bu çarşamba tez konusunun bi dolu insan önünde sunumu var, bi nevi cüri efenim. iki gün kala konumu değiştirdim. gerçi daha çok şey biliyorum bu konuda; ama köye dönüş projesi ve gecekondu bölgelerindeki mal sahipliği gibi bi konudan balık çiftliklerine geçtim, kısmet... kime söylesem arada bi bağ kurmayı deniyo, bağ falan yok.

bi diğer hocama, ki türk, "hadi tezi yazdım diyelim, sonra nerde çalışıcam? elimde tez, tarım bakanlığındaki göbekli bıyıklı amcaların karşısında sinir harbi geçirmek istemiyorum" dedim. güldü. sonra aynı hocaya "ben ilk konuyu seçerken bencilce istanbul'u düşünerek seçmiştim aslında" dedim, hımmm dedi. kapanışı "ben istanbulu istiyorum ne balığı yaaağğ manyak mıyım ben" diye yaptım, yine güldü. "kafan karışık senin" dedi. ben "hadi ya... aslan cinotri seni" bakışı atmadım.

sonra bi diğer hocam, ki türk değil bu tabii ki, "gider gezersin istanbulu ne var, anlamıyorum ki" dedi. "anlamanızı beklemiyorum ki, bunu 'given' kabul etsek" dedim. güldü. "aman ne malum belki filipinlere gidicen işin için aaa, uluslararası düşün bok var istanbul istanbul!!" dedi. güldü yine. gül gül öldüler yahu. iyi ki varım.

allah neşenizi daim etsin hocam. gülün siz daha.
istanbul'u özel sektör merkez üssü yapanlar utansın. yıkıcam len ben bu kalıbı. sinir oluyorum. bana "istanbulda valla en fazla organik gıda sektöründe iş bulursun güzelim sen bu masterla" diyenlere saygılar. organik gıda sektöründen nefret ediyorum. tez konuma iş kaygısıyla, mekan kaygısıyla karar vermekten en çok nefret ediyorum. daha çevreyle ilgili bi konuya geçtiğim için fazlasıyla memnunum gerçi; ama yoksulluk üzerine yan branş yapıyorum şu an. aaaggh.

odamda zaman yine durdu, tek fark bu sefer tabak biriktirmiyo olmam.
hava 26 derece. terasa çıkıp saatlerce oku oku oku.

ve bugün bir African Day of The Hague.
güzel geçicek, biliyorum.

4 yorum:

Emir Bey dedi ki...

iyi ki varsınız yahu siz olmasın hocalar sıkıl sıkıl ne yapacaklarını bilemeyecekler =)

o cümle olmasa ben bağlantıyı kurardım ama siz hayal gücünüzü bizimkinden üstün kabul edip kalbimi baştan kırdınız zaten :)))

deryik dedi ki...

emir bey: hangi cümle, nerde bağlantı yaptım ben? istemeden olmuş bilinçaltım şeetmiş valla.

Adsız dedi ki...

selam deryik.

Sen Türkiye'de ne okudun oralarda ne masterı doktorası yapıyorsun merak ettim. Geçmişte yazmışsındır elbet bulamadım ancak. Konuların çok ilgimi çekti de.

manonymous

januce dedi ki...

off..ben de geçen yıl bitirme tezi vermiş biri olarak içime afakanlar hücum etti.bir sene beynimde bi urla yaşamıştım resmen.en mutlu anımda içime bi sürehi kaynar su döküyodu biri,sırtımdan ter boşanıyodu sıkıntıyla. "yazılmayı bekleyen bi tezim olmasa ne mutlu olurdum şu an" diyip durdum geçen yıl."türkiyede popüler kadın dergilerinin oluşturmaya çalıştığı kadın modeli "üzerine bi tez yazdım.valla ben hala işsiz olduum için tez ve iş bağlantısı beni aşar :) o kadar kas tez mükemmel olsun diye,bölüm ikincisi olarak okul bitir...sonra bi senedir işsiz kal...oluyo arada işte :) ben de bu arada okul hayatım boyunca hasret kaldığım kızımla anne kız didişmeleri yaşıyom,kızımı anasınıfına filan bırakıyom sabahları.anne olduğumu anlıyom 6 yıldan sonra:) sen de hiç olmadı doğur bi kız :)

Powered by Blogger

eXTReMe Tracker