23 Mayıs 2010 Pazar

şalala

dün her yer yıkandı. asılı kalan tüm toz toprak, şimdi sabah tazeliğinde. "crisp". ingilizce karşılığı ne güzel. türkçesini de bulucam. "canlandırıcı" imiş. ama tam öyle değil ki blog. taze ve ferah ve sanki dünyanın ilk gününün ilk oksijeni gibi güzel. tiril tiril, deniz kokan beyaz gömlekler gibi. hani ilk giydiğinizde bi serindir ama güneşte durdukça ısınır. öyle işte.

bugün yağmur yağmasın. geç yağsın ya da. çimler bizi bekler ve müziko.
bi de sevgili işverenim, "günaydın, bızırtlar mırtmış mı" demese keşke.olsun, o da bitiverdi işte.

türkiyedeki herhangi bir uygulamaya sövmeden önce fransaya bakıp ibret almaya karar verdim. misal, üniversite öğrencisi olarak yurtta kalmak için fransız vatandaşı kefil gerekiyormuş. yaa yaa. modern zamanlarda, eğitim için gideceksiniz ama kampüse çadır kurmanız bekleniyor. adamlar saçmalıyo diye arpacı kumrusu gibi formül düşünmek de bize kaldı.

*

en sevdiğim  demeçlerden bi bölüm daha:
"Sanki Türkiye'de ilk defa, örneğin, bir grizu patlaması oluyor. Sanki ilk defa bir maden kazası oluyor gibi bu meselenin nasıl abartıldığını gördük, gördünüz."

sahi Tayyip bey. son da değil nasıl olsa, değil mi? alışamadık gitti yani, bi de şaşıyoruz.
alışmamış kıçta don durmuyor, ona verin. bu saatten sonra alışacağım da yok. baldırıçıplaklar kulübü olarak size şaşmaya devam edeceğiz, üzgünüm.

ay ikincisini de yazmasam olmazdı:
"Her türlü sosyal yardımın karşısında durdunuz, bugün çıkıp fukara edebiyatı yapıyorsunuz."

sosyal yardım= kömür.
siz şimdi o grizudan ölenlerin ailesine de sosyal yardım adına kömür dağıtmak isterseniz de eleştirilirsiniz diye mi bütün bu ağlamaklı isyanlar? komik misiniz, o çok sevgili kader mi size nanik yapıyor, "kahpe felek, kimine kavun kimine kelek" mi, nedir nedir?

3 yorum:

ne yazdı ne yazamadı dedi ki...

offf deryik ne yaptın ya...
fransa demesin bana kimse hiç o kanala girmiyim, ama yüzde ikibin katılıyorum, ay yok sustum. sustum.
son paragraf için yorum bırakacaktım ben esas. tayyip bey olsam yerin dibine geçerdim bu yazıdan sonra. ki aslında sondan bir de gayet utandırıcı...ne büyük gaflar...rezillik...kepazelik...

mermaid dedi ki...

"bölge halkı buna alışık" cümlesi bana, belki gaddarca ama, bu ülkede başbakanların asılabildiği ve belki de buna alışmaları gerektiği gerçeğini düşündürüyor.

a little penny dedi ki...

Sana atıf yaptım, içyağlarımı eritme tetiğini çeken deryik.

Powered by Blogger

eXTReMe Tracker