11 Kasım 2006 Cumartesi

bisıklet

atilla atalay'ın hayatımdaki yeri büyüktür. kendisinin sıdıkadışıhikayeleri'yle büyüdüm resmen. orta 2 yılımı sıdıkanın malum sapığı Kenar rolünde ( yani canlandırarak) geçirdim. saçlar kısayken bi bıyık çizerseniz bendeki potansiyeli görürsünüz. ayrıca o sıdıkadışıhikayeler bööle gülümsetir, ağlatır, içinizi düğüm eder bırakır falan feşmekan. ben birine bu hikayelerden birini seçip "okur musun" dersem, o kişi benim için değerlidir. okumazsa zorlamamak gerekir gerçi.
her neyse.
kendisinin bi hikayesi vardır: bisıklet diye. "bisıklet diye bi şi yok ki.. bisiklet o".. bisiklet, bisiklet, bisiklet diye sıçramak durup dururken. n'oldu abi bi şi mi var?. her neyse.

o hikaye geliyo burda hep aklıma. bisıklet. bi de Queen- bicycle race.

benim bi bisikletim oldu koyu yeşil. bi de çilekli bisikletselesikılıfım var.
daç kokoşluğu. amsterdamdan alındı bisiklet, maksat ekşın olsun. kendisine bi isim düşünüyoruz. şu anki aday: "strawberry fields forever". yes darling, i love beatles.

kaybedicek 2 yeni anahtarım daha oldu. bu ülkede bi bisiklet senseisi var her yeni bisiklet alımında otomatikman devreye giren:

"ön tekerlek için de kilit almazsan günün sonunda ön tekerleksiz bi bisikletin olur. herhangi bi kilit yetmez en kalın zinciri seçesin". anladım sensei. buyrun siz önden geçin, elele kazıklanalım madem.

"bisikletinin her yeri ışıl ışıl olucak, yoksa polis 25 euro mu ne ceza yazar. dinamon bozuksa paltona ışık tak". anladım sensei. buyrun küfretmek için önce ışık sonra pil alalım, sonra o ışık paltomdan düşüp ufalansın, ben "bu yanmıyo" diye değiştiriym, bu esnada hollandadaservissektörü konulu söviym bi. ama çok dağıtmayalım, zira "bu lanet şey amsterdamda çalışıyodu burda niye çalışmıyo" diye bi daha küfredicem zaten den haag'da. tek elimde fenerimsi diğer lambayla bisiklet sürerken.

"tramvay ve otobüse bisiklet binemez, yuh artık. ama trene binerken bisikletine de bilet al, ruhu var -ayrıca ceza kesiyolar bittabiiğğ". o kısım daha kolay sensei, gülümseyen iri kıyım teyze yardımcı olucak.


ayrıca sabahakadardanskıyafetleriyle akşamdan kalma bi şekilde rüzgara karşı salınarak pedal çevirememe, yağmur ve rüzgardan insaf dileme, rüzgar gücünden faydalanmayan ülkeme sövme.... bisikletli bi insanın hareket kabiliyetini sıfırlayacak bir şey kesinlikle elektrik de üretecektir.

her neyse. yarın yeni ve bisikletli bi gün.
yarın burdaki en dutch gün.
yüksek sele, vitesli bi gidon, kocaman tekerlekler...
teşkürler zanzaracım. cankurtaransın.
aslında zor değil'in kardeş kalıbı "her neyse" dir. biline.




"seleyi indirsek yaf, bunun için kısayım ben biraz da..."

4 yorum:

Adsız dedi ki...

i want to ride my bicycle, i want to ride it... :) Ben severim o sarkiyi..gerci bu donem o sarkiyi biz arkadasimla camasir gunlerini hatirlatmak icin kullanir olduk ama :) "laundry, laundry...i need to do my laundry, i need to do today " seklinde giden bir sarki :)
Tam dutchlasiyorsun bakiyorum.. Hadi bakalim, tingir mingir bisikletinle, allah inis takimlarina zeval vermesin :D
gule gule kullan..

ZanZara dedi ki...

güle güle kullan, o lambalar ebediyen çalışır, biliyorsun kibar kullanmaya gelmez kötü davrancaksın ki saygı göresin, bir hafta sonra elinde gidonle dönme valla tamir etmem,ettirmem..

lavender dedi ki...

gerçekten ve gerçekten vee gerçekten bisikletinle şahane bir poz istiyorum deryik! lütfen!!

deryik dedi ki...

tuğçe: ehehe adptasyon sürecindeyim aynen :))

zanzara: ahah yok şimdiden iki kez yere devrilip bi kere direğe vuruldu kendisi:P

lavender: yolda yolda.. bittabi geliyo :)

Powered by Blogger

eXTReMe Tracker