12 Ekim 2006 Perşembe

eşik

eveeaaattt an itibariyle eşiği aştım.
Google earth üzerinden boğaz sefası yaptığımı duyurmuştum ve hatta beyoğlu. Ayrıca youtube sağolsun, bütün istanbul videolarını izledim. merak ediyosanız, evet gözlerim doldu. sonra ilgilenen ilgilenmeyen bir sürü insana türkçe şarkı yolladım, bi kısmının sözlerini bile çevirdim. hatta üşenmedim, çakkıdı'nın klibi yolladım bi arkadaşıma. bi şiir manyağını nazım hikmete yönlendirdim, cem karaca'dan ceviz ağacı eşliğinde. ataklarım sürecek.
sadece zeki müren dinliyorum bikaç gündür. hani soran olur da cevap veremezsem manyaklığıyla habire istanbulla ilgili bi şi okuyorum, bi de şarkılar hakkında. hatta ada sahillerinin aslında gayet arapça bi şarkının üzerine türkçe sözler olduğunu (tek ben mi cahil kalmıştım?) öğrendim. kosta rika'dan mersedes şu an türkçe kalıplar çalışıyo, grameri soruyo falan. müzeyyen senar fan club kurma girişimleri olan kolombiyalı insanlar yarattım. reggae manyağı insanlar zeki müren şarkıları indirmeye başladı. yaklaşık 11 branş var burda, bir branşın öğrencileri study visit kapsamında istanbula gitmeye kararlı, bahane arıyolar. hemen bizim okulu söyledim, araştırmalar var falan, koşun gidin bakın...
özledim, napiym. çok feci özledim hem de, çok. daha 5. haftam, biliyorum. ama bu etrafımda istanbul yaratma çabası.
perdeyi açıp dışarda ne olduğunu görmek istemiyorum. bırakın istanbul sanayım biraz.

7 yorum:

THe MaN WhO SolD ThE WorlD dedi ki...

İstanbul: Hava koyu biraz puslu hafif sarı renkli gökyüzü var, yağmur yağdı yağacak, hava soğuk değil ama güzel bir rüzgar var. İnsanlar yine dışarda okula giden, işe giden, nereye gittiğini bilmeden giden insanlar istanbul sokaklarını boş bırakmıyo (bknz: TSM onu benden siz aldınız İstanbuuuull sookaakklarıı :D) yine trafik var değişen bir şey yok.. ama haklısın özlenecek en güzel yer İstanbul, çok adi bi yer içindeyken kızdırıyo dışındayken özletiyo..
Bu sırada 23 Nisana yetiştir hepsini değişik ülkelerden insanlar koro halinde Zeki Müren şarkıları söylerken.. güzel bi fotoğraf olur.. Ülke tanıtımı da cabası.. tek handikap yaşlar :D gelirken bi Hollanda lalesi ya da ineği getir :)

Deniz dedi ki...

Gececeek gececek. Oyle bir an gelecek ki, hmm, evet bi ara geri gitmem gerekiyor olacak. Gittin mi, of pof bu ne gurultu bu ne pislik olacak.

Valla. Dediydi dersin.

deryik dedi ki...

mwsw: ben içindeyken hiç kızmadım ki istanbula. benim en sevdiğim şiir cemal süreya'nın "evet gün geliyor bıkıyorum senden/ ama istanbuldan bıkmak gibi bir şey bu" dizeleridir.

gelirken koromu getiricem, ellerinde laleler. "laalleler laleler.." diye şakıycaklar :)

deniz: haklısın belki, alışırım. umarım yani :) en azından ders koşturmacam artınca. ama ben o pisliği gürültüyü çok arıyorum, ankarada bile bulamadım.

tuzlukk dedi ki...

o zaman müsaadenle çok sevdiğim bir istanbul şiirini nakşediyorum ziya osman saba'dan. repertuarında bulunsun neme lazım.

Seni görüyorum yine İstanbul
Gözlerimle kucaklar gibi uzaktan
Minare minare, ev ev
Yol, meydan

Geliyor Boğaziçi'nden doğru
Bir iskeleden kalkan vapurun sesi
Mavi sular üstünde yine
Bembeyaz Kızkulesi

Bir yanda, serin sabahlarla beraber
Doğduğum kıyılar: Beşiktaşım
Baktıkça hep, semt semt, yer yer
Beş yaşım, onbeş yaşım, ah yirmi yaşım

Durmuş bir tepende okuduğum mektep
Askerlik ettiğim kışladır ötesi
Bir gün bir kızını benim eden
Evlendirme dairesi

deryik dedi ki...

tuzlukk: biliyordum bu şiiri, özellikle son dörtlüğü çok severim. teşekkürler :)

beyazpiyano dedi ki...

içinde olunca değeri annaşılmıyo gurbete gidince anlıyon demi

deryik dedi ki...

beyazpiyano: valla istanbuldayken değerini öylesine bildim ki gitmeden önce bile gitmiş kadar özledim.

Powered by Blogger

eXTReMe Tracker