1 Ekim 2006 Pazar

5te uyanıverince dışarıyı seyre dalarsan eğer

içimde de dışımda da yağmur yağıyor şu an.
zaman, yemek ve ilaç kavramlarını yitirdim.
ben buraya okumaya geldim yaf.
küçükken bi abim olsun isterdim. sonra bi kız kardeşim oldu. iyi ki dedim hep.
herhangi bir yüksekliğin olmadığı bu şehirde güneşin batışını da, ayın doğuşunu da görmek için bayaa uzun boylu olmak lazım. bugün 3 hafta aradan sonra ayı gördüm. unutmuşum.
yalnızlığın kadarsın/ yalnızlığın mis kokmalı. en mis kokulu yalnızlık benimki olsun diye vazo almaya karar verdim. aslında saksı çiçeği almak uzun vadede daha mis kokulu. ne de olsa vazodaki çiçeğin bir haftalık ömrü yalnızlığı mis kokutmak için yetmeyecek.
başım ucumda deri kaplı bi defter var. kullanamadığım o defter. zamanı geldi. her gün mü bi şiler yazılır, illa mı yazılır. günlük değil. farkındalık listesi. tuhaf ama, bu lazım bana. fark ettiklerimi kaydetmek. hatırlamak. ama dönüp okumaya korkmak. yastığımın yanında kalemle uyanmak.
ekranınızın üstüne "göz kırp" yazın. yoksa gözünüz kurur. refleks sandığınız şeyleri dahi unutabilen bi bünyeniz var. o müthiş bilmemkaç inçlik ekranın ışığı yüzünden hem de... arada göz kırpmayı bile hatırlamak lazım yani. bundan felsefi çıkarım olmaz. biyolojik bi gerçek.
şimdi uykum geldi, sonunda. uyumayı deniycem. 1,5 saattir ayaktayım. yatınca öksürük nöbeti başliycak.
pollyanna: ama bu sayede karın kası yaptın, fena mı?

4 yorum:

Emir Bey dedi ki...

polyanna yı döveridim bana öyle bir şey dese ya da polyanna karakterli iç sesi :)

dolly-fatale dedi ki...

simdi bunlar ilk aylar ya, olur boyle.


6 ay sonra ya da bir yil, soyle seyler yaziyor olabilirsin,


-sanirim omrumun geri kalan kismini burda gecirmek istiyorum,

...
-istanbulu ozledim ama burada guzel yahu

...
-arkadaslarla gercekten cok ii anlasiyoruz, nazar bocugu aldim hepimize :)

...
-okuldaki bir cocuktan hoslanmaya basladim.

...
-sanirim cocuk da benden hoslanmaya basladi
...

-cikiyoruz.
...
-evlendik

:)

guldurebilmek icin yazdim, haddimi astiysam ozur fakat seni iyi anliyorum, istanbula ilk geldigimizde yasadigimiz "amongst friends but all alone" duygusunun bir kademe buyugunu yasiyorsun. geciyor be canim.


akademik ortamlar ne alemde onu anlat bi de yahu.


ciao.

deryik dedi ki...

emir bey: valla ben de dövdüm dövücem, öyle bi eşikteyim. nasıl sinir bi şi kendisi, anlatamam.

dolly-fatale: :)estağfurullah.. ben istanbul versiyonunu çok kolay geçirmiştim; çünkü "şehrime döndüm yaşasın" hali vardı, okul dışında ufak bi yurtta kalıyodum, acil durum ablası bi arkadaşım oldu falan filan... ama anladım demek istediğini.

akademik ortam göremedim henüz, pols 101 kitabından parçalarla giriş dersi yapıyoruz. bunalıcak vakit kalıyo bana:P

huysuz ve tatlı dedi ki...

hımm.. göz kırpmak önemli cidden. ben unutanlardanım mesela. normal bi insanın üçte biri kadar göz kırpıyomuşum doktorun dediğine göre. ve artık minik göz tıpalarım var :)))

Powered by Blogger

eXTReMe Tracker