16 Aralık 2006 Cumartesi

change language?

ya aslında ufak bi ameliyatla ingilizce kelimeleri söktürsem, yerine mesela... ne bileyim yaf... ispanyolca konsa. daha çok işime yariycak. dün mesela, fark ettik ki ben ispanyolca bilsem arkadaş grubumun günlük ingilizce konuşma miktarı %75 falan azalıcak (hesapladık evet muhteşemiz).

change language evet. etrafımda ingilizce istemiyorum. "hey" "hey you" şeklinde selamlaşmak istemiyorum. geçen gün "ooooooo ekaa" dedim, kız şok oldu, "oo ne?" diyo. nası diym "ooo kimler gelmiişş" dediğimi.. "deriz arada öyle" dedim. gevelemece.

al işte saat 1 buçuk. kahvaltı et, oku oku araştır, oda topla, yılbaşı partisine git. bok olur yine bi gün. çünkü bu sayılanlardan "oku oku araştır" kısmı en ulvi ve en çabuk unutulan kısım. zaten hiçbi şi yapmıyorum. bi de tez konuma karar vericekmişim ptesi. hahaahah... ehehe hohoho...

dün üst dönem mezun oldu. törenleri vardı. şeker insanlar gidiyo. yalnız kalıcaz bi anda, nüfus yarıya inicek okulda. tuhaf. bi de burda çok tuhaf aşk hikayeleri dönüyo, yani bazen birisi sırrını açıyo, hımmm diyosun, düşünüyosun. vay be diyosun. helal diyosun hatta. öyle işte.

bu arada bu buhranlı güzeli öykü akgürgen çizmiş, sevdim ben. saçı bakışı baykuşu.

arkadaşımın yaptığı boktan yağlıboya çiçek resmini satın aldım. maksat odaya renk gelsin. ağlamaklı oda. temizliym bi bari.

allahım ne insanlar var.. yarın hanımlar çay partisi varmış, muhteşem bi davetiye fiyonklanmış, posta kutuma atılmış. e gidelim hanımlar. serçe parmaklar havaya, fincanlar dudağa. şaka gibi. yemek yapıcakmış kız hepimize. ben kendimi zor besliyorum millet amme hizmeti yapıyo.

bi de şey. bi alt posttaki şarkı güzel bi kere. tek bi dinleyicisi, bi minik yorumu olamadı garibin ama.. neeyyyssee.

7 yorum:

Adsız dedi ki...

ah efendim soramyın yuotube da 46 dakika geçmesine rağmen hala yarısı yüklenince eeeeeeeeeee yeter yahu deyip kapattım artık yarın sabah falan internetin daha az yoğun olduğu bir anı bekleyeyim.

ycurl dedi ki...

Yorum konusunda serzeniste bulunmussun. Onun uzerine ne kadar yorum birakmak anlamli ama ben sevdim asagidaki sarkiyi. Zaten kim sevmez Strawberry field forever'i ama Ispanyolcasi da eglenceli olmus.

deryik dedi ki...

emir bey: olur ööle arada, bakınız izlemişsiniz sonra :)

ycurl: valla huyum değildir aslında ama şarkıyı bulunca çok mutlu olup postu yolladım, hiç ses çıkmadı kimseden. eğlenceli di mi ama? :)

jelatin dedi ki...

Zeytinyağlı dolmalar ne oldu? Sen de Türk kadınını layıkıyla temsil etmiştin yanlış hatırlamıyorsam, seni gidi cilveli bayan...

Modern zamanlar da aşk, yorulmuş mudur? Bu muduuuuur?!

deepnotum dedi ki...

Şimdi ben bu 'yan oda' meselesine taktım.

Zira, sen boyle kendi kendine süfle verirken orada, .ıçının üzerinde oturmak komşuluk şefkat-i adabına (şimdi uydurdum bunu)ters, bize ters. Hayır, bazen içimiz kıyılıyor bu 'kendi kendine konuşma' haline, al başına 'gül gibi kızdı' diye başlayan cümleler sonra. :)

Üstelik ne sen bunun farkındasın ne de polis farkında. İşin kötüsü yapraklarım gözlerimdir, şaşarak bakarım. :)

Adsız dedi ki...

ben de dinlemistim de yorum yazmamistim :)
Ne zaman donus turkiyeye? ben sali donuyorum :D

deryik dedi ki...

jelatin: efendim yazdım ya ben dolmaları :) kırmızı oldular ama beğenildiler. onun üstüne bi de bööle minik kanapeler yaptım sosisli peynirli falan, yılbaşı partisi için. seri üretiyorum.

modern zamanlarda aşk zaten yorgun doğar, dinlenmek için yaşar. bu da bööle bi feylesofça beyandır :P öptüm :)

deepnotum: tamamen yanlış anlaşılma valla... siz yan odada kalın ki ben konuşabileyim, arada işte yorum yapıp bööle duvarı tıklatın, "burdayız biz pışt hişt" diyin. yani zavallı kibritçi kız durumu değil, bilinçli bi tercih :)

tuğçe: ooo gözün aydın çok sevindimmm.. ben de pazar günü uçuyoruuumm :)

Powered by Blogger

eXTReMe Tracker