22 Haziran 2008 Pazar

pinek

-lemek.
bugün bütün gün. yorucu işmiş vesselam.
50. yaş doğumgünü kutlamaları sezonu açıldı çevremde. ilki gayet renkli ve eğlenceliydi. özellikle şarap -şarap-şarap- çikolatalı kek (ki piinatbatırcım tatlı+şarap formülünün etkilerini denediğimiz o meşhur gecede bana destek olan ikinci kobaydır) sonrasında topuklarla çimde twist ve jive'a kalkıştığım an eğlenceliydi sanırım. çime saplanmadım, düşmedim ve eğlendim işte. hıh. ayrıca bu kuşağın "devrim yapıcaz derken dans etmemişsiniz siz hiç" gibi saçmalamalarıma katlanıyo olması güzel. "zafer işaretini göz hizasından yanlamasına çekerek pulp fiction havası yakalamakla olmuyo, devrimci hareketler bunlar" filan dedim. hatta dikkat ettim, sol yumruk sallama alışkanlıkları var ritm tutarken. olgun arkadaşlarım ve ben. hohoyt. anneminki de yolda. bu kabotaj bayramı... vapur kiralasam diyorum. bayraklarla mesaj veririm. gökçek botanik parkına yapay göl yapsın bari hatrıma. procem var melih bey. neyse yani, ayaklarım çok ağrıyo özetle. alışık diilim.

şu an orda olabilirdim ama diilim. olsun varsın. şu an evde çok huzurluyum ki pek olmaz.
özlüyorum çok. uzanıp dinlenmeyi. ertelenmiş günlük şeyleri özlüyorum. ah bu blogun kuralları olmasaydı daha neler anlatırdım ama var işte. şoray kirpikleri gibi bi şi. kitabım var benim okurum.

daha önce burda bi yerde bahsi geçmiş büyük, kahverengi kahve kupamı çok sevdiğimi bi kez daha belirtirim. kırk yılda bir kahve içsem de bana sütlü kahve içme isteği veren, fıçımsı şey. dümdüz ama şık bi şi. içinde çay varsa da olur. ipek ongun görse bayılırdı. bu kupanın gözümün önüne getirdiği sahneler hep bi şi okuma-yazmayla ilgili. tez buhranlarında eşlik ettiği için olabilir, o amaçla alındığı için olabilir. neyse işte. possessions possessions. eşyayla platonik duygusal bağlar kurmanın anlamı sorgulanabilir tabii. ama hangimizin uğrulu kalemi yoktu ki sorarım. uğurlu çakıl taşı bile olan biriydim ben minikken. nası bi uğur getirdiğini düşünüyosam artık.

bissürü şarkı madem. napalım.

1 yorum:

deniz ural dedi ki...

Kullanmaya kıyamayıp da yanında yattığın platonik obsesşınlar daha da fena. Hükmediyor adeta. Höt!

Powered by Blogger

eXTReMe Tracker