8 Ağustos 2007 Çarşamba

Otto 1

Mehmet yatakta sola döndü. Sıklaşan soluklarını dinledi Ela Mehmet'in. Uyudu. Yapacak bir şey yok yalnızlığa karşı. Anlamanın başında, o beceriksiz başlangıcında yalnızlık gelecektir. Bunu büyütmemek, başı sonu belli bir çocuk hastalığı gibi beklemek, kızamık gibi, su çiçeği gibi, eskiden öldürücü hastalıklardı bunlar.

Sevgi Soysal- Yürümek
bu bana, dün fanta içen kıza, bi de bugün yolcu gönderen kıza gelsin.
gökten zaten en fazla 3 elma düşüyo.di mi ama.
aşısı bulunan öldürücü hastalıklar şerefine kızlar!

4 yorum:

Peanut Butter and Black Coffee dedi ki...

Saolasin Deryikko.
Yolcu gonderen kiz bugun cok sakin. Dun cok guzel bir gun gecirdi. Yalnizligin telafisi iki senede bir cok guzel gecen uc dort gunle herhalde telafi ediliyor. Ama onlari yasamak icin de yalnizligin bekcisi olmamak lazim galiba.
Bir tek dilegim var, mutlu ol yeter falan demicem de, bir tek sessiz sakin icime oturan bisi var, o da hayatin bundan daha farkli sekilde daha bir guzel ilerleyebileceginin farkina varamayanlara dert anlatamamak. hersey cok guzel olabilirdi oysa ki.
neyse. napalim. (kismet. :D)

evet ben de o fanta içen :) dedi ki...

Okuduktan sonra tepkim, sinir bir sekilde gulerken "Mehmet olum,donmeni bekliyorum.." olduguna gore sanirim bir "asabiyeciye" ihtiyacim var... ;P
Ya da size... :/

Saka ya, yok bisey, semsiyeyi actirtmayin bana!;D

ycurl dedi ki...

Sevgi Soysal'in adini gorunce Yenisehir'de bir ogle vakti geldi. Hatta olsa bir iki Sevgi Soysal kitabi yine okusam diye ic gecirdim.

TugCe dedi ki...

Ycurl'e katılmadan edemedim. abd diyarına gitmeden bir kaç sevgi soysal yüklemeli çantaya.

Powered by Blogger

eXTReMe Tracker