19 Nisan 2009 Pazar

oda

alttan alta ilan ettiğim üzere, ev sorunum çözüldü. evim var, odam var.

ev sorunu çözülünce oda sorunu başladı. evet hatta ikeaya gittim filan. bugün de nakliyeciler geldi. bir hafta içinde de montaj için gelicekler. maalesef bir oda dolusu eşyayı ve hatta daha fazlasını monte etmek için gereken sabrım/ becerim/ vaktim yok. laissez faire dedim, haha, benim yerime. ama bu da işte 1 hafta rötar demek. eve de bi ara yerleşicem umarım. ev arkadaşım yerleşti bile.

ikeaya gittiğim her 2 sefer öncesinde sanki advanced macroeconomics sınavına girercesine ürün bilgisi çalıştım. kendisi üniversite hayatımın en sancılı sınavı ve hatta süreciydi. tabii sınavda "maalesef elimizde yok" dediklerinde seviniyo insan, ikeada ben histeriye teğet geçtim. büyük oranda hallettim.

bin kez daha "iyi ki mimarlık okumamışım" ve "ya bari mimarlık okusaymışım kafam basardı belki" ikilemi yaşadım. bi kere malzeme bilgisini geçtim, renk hafızam yok. verdiği hisle renk hatırlanmıyo. öyle meşe, çam, kestane vs ağaç üzerinden ahşap rengi vs, bana uymuyo. resmen bloke o kısmı beynimin. parke tonunu aklımda tutamıyorum, dolap rengini düşünemiyorum. bi tek duvarım aklımda: mon ami pastel boyalarının en açık sarısı. o yaşlarda kalmış resmen renk yelpazem. küçükken severdim ama büyüyünce duvarımda görmek beni gerdi. sarıyla zaten nahoş durumdayız. sarı benim için yüzümün etrafında olmaması gereken, solduran, silen bi renktir. neyse, bir sonraki cengaverliğime kadar, uçuuuuk ve açıııık bi sarı olduğuna ikna olduğum bu renkle yaşiycam. derken bazı eşyalar beyaz. beyaz masa ve parke ve sarı duvar ve ahşap dolap ve hep kurduğum mor-kırmızı oda hayali yoo yoo yoo. zor. hafsalam, göz hafızam ve defalarca odamı ölçtüğüm mezura bu işe şaştı. bir araya geldiklerinde müthiş bi birliktelik yakalamazlarsa duvarı boyamaya kalkmaktan korkuyorum. mor-kırmızı işi de yattı şimdilik.

ay resmen: buldumcuk. evet buldumcuk oldum. oda krizi; çünkü ben bi buldumcuk.

tabii bu "bazal eşya temini" krizi aşıldığından beri ve odamın gayet geniş olduğunu fark ettiğimden beri zara home fetişi başladı. hem ikea uzak. hay bin kunduz, zevklerim maaşımın çok önünde seyrediyo. pamuklu filan ama yine de yastık yenmez yani. iyi bi yatırım diil. erkeklere yönelik dekorasyon ürününün az olması bence müthiş ilginç bi şi. kadınlar kendileri süslenmekle kalmayıp odayı da süslüyo. biblo, yastık, mum, vazo vs.. incik cıncık bir sürü parça. bari odanda sakin dur di mi. yok maalesef, bende de pek olamiycak galiba.

henüz kasaya gidemediğim için, gözüm doysun diye geziyorum resmen. hani göre göre bıkarım filan. ben ki yani, çocukluğumdan beri evde maison française görmekten, o birbirine benzer odalamalardan sıkılmış biriydim. her yaz pastel tonlar veya çingene karavanı tasarımları, her kış dağ kulubesi renkleri, arada metaller plastikler. döngü belli yani. ama bu sefer farklı. galiba çeyiz geni aktivasyonu yaşıyorum. evlendiğimden değil. hani 20 yaş dişi belli bi yaşta çıkar, o hesap. yaşım gelmiş, resmen ev tekstil ürünleri delisi oldum/ olabilirim/ olmaktan korkuyorum. aydınlatma, kutu, mum, sepet, perde konusunu hiç açmiym.

gerçi evet, ilk kez tamamen benim kontrolümde şekillenen bir mekan var. ondan yani bu hal. çocuk odası değil, yurt odası değil. yahu: çalışma masam olmasa fark etmezdi, düşünün! üstünde çalışılacak bi şi yok ki! ama çalışma masam yine de var. ama olmasa da olurdu, ne tuhaf! buna bile alışmam zaman aldı biraz desem komik olur belki.

neyse, dediğim gibi, bakıyorum bakıyorum o kadar. mutfak vs, hala eksik ufak tefek şeyler var, bi yerleşelim, yaşarken de çıkar illa ki. haliyle büzülmüş bütçemi onlara saklıyorum. hem odam aydınlık. güneş güneş. karşı taraftaki balkonlar çiçek dolu ve daha da önemlisi, saksı takılacak balkon demirlerine sahibiz.

işte bak: saksı ve çiçek. heyecanım harcama kalemine dönüşüyo resmen.

4 yorum:

La dedi ki...

<3<3<3

EYLOS dedi ki...

Konuyla alakalı değil ama, Blog web sitesi yarışmasına katılarak ben bir halt yedim ama oy toplamadan kazanılmıyormuş :) Belediye seçimi gibi olacak ama desteğinizi rica edeceğim. Ayrıca diğer arkadaşlarınızı da oy vermesi için ricada bulunabilirsiniz.
Destekleyen herkese teşekkür ederim.
www.eylos.com
Selamlar

mademoiselle marttle dedi ki...

bayağı alttan alttan ilan etmişsin herhalde ki ben hiçbişey anlamadım. ev sorunu? oda? ikea? taşındın mı?

deryik dedi ki...

La: kalpler bizdeen :)

eylos: hmm mühim bi detay tabii. duyurduk burdan, kısmet :)

marttle: yes. istanbuldayım 3 aydır. ama sabit nokta bulamadığım için vazocuklarımı getirememiştim filan. artık sabitim.

Powered by Blogger

eXTReMe Tracker