23 Eylül 2010 Perşembe

nefertiti

iş başa düşünce, su perisi zincirledi kendini allianoi vinçlerine.
çünkü horasan harcı yalanının içinde kiremit tozu var. bak ne kadar basit ve çirkin.
bu kadar ince emekle hazırlanan kostümü, keşke bir okul gösterisinde veya renkli bir partide giyselerdi.

hiçbir yere, hiçbir şey yazmak istemiyorum. bu kadar olmazdı hiç. iskenderin kılıcı lazım. iskendör. kes at kırp biç. yine de bunu yazdım işte; çünkü bu başka. niyeyse. aaayh. bu hafta bi bitseydi, bi bitebilseydi veya mesela bizim sokak kapısının otomatı bozulmasaydı. veya kavalyemi görebilseydim bir. birazcık bir. veya ben kendimle kavga etmeseydim, mesela.  red kitten başka kim vurabilmiş ki gölgesini, di mi? sinirliyim. inadımdan ve inadıma sinirliyim. neyse, elbet gün doğar.

bi de bir ricam olacak, öhöm öhöm. "kendi ayakları üstünde durmak" veya ne bileyim işte, "kendi kendine yetebilmek" gibi lafları her önüne gelen, her önüne gelen için kullanmasın, olur mu? içi boşalıyor da. ayrıca hayır, hiç de "şirin" değil. şerh koyma yetkim var ve sabittir. çünkü bunu gerçekten yaptığını bildiğim insanlar var. hani düşününce, komikle ayıp arası bir şey oluyor. insanın kendine yakışanı giymesi meselesi: öbür türlü dikişler eğri duruyor.

14 yorum:

LeaNDer dedi ki...

Bu kadar ince emekle hazırlanan kostüm bir okul gösterisinde ya da bir partide ziyan olmaz mı? Bir kostüm ömürlük olamaz mı? Tek kullanımlıklarda da bırak dikişler eğri dursun..

deryik dedi ki...

di mi aslında? en azından alkışını alsaydı, onun için demiştim.

tek kullanımlıklar konusunda gayet haklısın.

LeaNDer dedi ki...

Alkışını bir gece almak kafi midir peki, üstelik zorunlu olup çırpılan ellerden? Tüm hayatı boyunca bir şekilde alkışlansa, kendine yakışan olma mı, kostümü gibi?

deryik dedi ki...

olur, hem de mis gibi olur.

LeaNDer dedi ki...

e bence de..
içi boşalan lafları değil de, içini doldurdugun lafları tercih edersin bir de.. yani bence..

deryik dedi ki...

içi boşalan laf? bence içi boşalmadı; kimse hiçbir gösteriyi zorla alkışlamıyor genelde. siz öyle mi yaparsınız? her farklı algıda lafların içi boşalmaz. mesela anlayabilenler için hala dolu.

benim kastım, böylesine emekle hazırlanan bir şeyin, protestoya gerek olmayan, güzel günlerde giyilebilmesi dileğiydi. ister sahne deyin, ister bir ömür üstünde paralamak deyin, siz seçin. mekan çok da önemli değil.

bunun içi boşsa, o sizin algınız, çok üzgünüm. kiremitlerle kaplanan tarihi bir alanı protesto için giyilmiş olması pek tabii ki anlamlı olsa da, bir yandan da acıklı. allianoi'da olan biten her şey acıklı. bu kadar basit bir denklemdi kurduğum.

deryik dedi ki...

ha bir de dip not, yazının sonunu başına bağlamışsınız, benim niyetim o değildi.

LeaNDer dedi ki...

Ama haksılığa uğradım bir anda, hem de sert bir üslüpla..

Ben farklı bir konuya değinmiştim, yani kostüm mevsuzunu bir yana koyup, şu mevzuya geçmiştim, bkz.

"kendi ayakları üstünde durmak" veya ne bileyim işte, "kendi kendine yetebilmek" gibi lafları her önüne gelen, her önüne gelen için kullanmasın, olur mu? içi boşalıyor da."

Aslında aynı fikirdeydik, yani ben sadece içi boşalan laflara hayıflanmak yerine, lafların içini doldurma önerisinde bulunmuştum. Çok basit, hemfikrliğin yanına açılmış bir parantez gibiydi söylediklerim.

Yazının sonunu başına bağlamadım, zaten istesem de bağlayamazdım, sadece daha önce de dediğim gibi başka birşeyden bahsettim.

Üzerime ağır bir şekilde çöken yanlış anlaşılma durumundan umarım kurtarır beni bu açıklamalarım. Çok şaşırdım çünkü, kelimeler güçlü ama noktalamalarım zayıf sanırım :)

deryik dedi ki...

valla evet, ben o kadar hızlı geçiş yapamadım. anlamadım da nasıl oraya yorulduğunu :)

ben o lafın içini dolduruyorum kendimce; ama başkaları boşaltıyor. havuz problemi gibi biraz. birer musluk, saatte bilmem kaç bilmem ne.

LeaNDer dedi ki...

Bilmem ki, bir daha okudum, söylediklerimden bağımsız yeni bir cümle kurdum.. Ama konuda ve anlamda bu derece bir sapma yaratması beni bile şüpheye düşürdü yazdıklarımdan :)

Anlaştık değil mi?

Haklısın ama ben şöyle düşünüyorum, başkalarının boşaltması pek anlam ifade etmemeli, sonucta lafı söyleyendir sahibi...

deryik dedi ki...

blog deformasyonu: ani defans. anlaştık. yani ben anladım, sanırım.

deryik dedi ki...

yani ani defans benden geldi. netleştirmiş olayım :)

LeaNDer dedi ki...

blog deformasyonu diğer sosyal paylaşım ortamlarına göre baş tacı olacak boyutta olsa da haklısın..

hücum sizden defans benden geldi gibi geldi bana ama anlaştık, "sanırım" :)

mermaid dedi ki...

daimi şımarıkların ve sırtını koca/baba/anne/vs gibi birilerine dayayanların bu geyiği yapması beni öldürüyor. böyle omuzlarından sarsıp "sen ne ikiyüzlü bir insansın" diyesim geliyor. bu tamamen sinsilik deryik. kadınların çoğunda da var. "ay napiyim kıramıyorum, annem cebime harçlığımı sıkıştırıyor" zekasında üç buçuk yaş gerzekliğini aşamamış yetişkinler.
bir de çok marjinal görünen kızların fiskos -doğru mu yazdım- sehpaları ve dantelleri ayrıca hayran olduğum bir tezat. konuyla alakasız ama nedense çağrışım yaptı.

Powered by Blogger

eXTReMe Tracker