24 Şubat 2009 Salı

bir heykelin coşkusunu çalmak

aklıma zaman zaman ilhan koman'ın akdeniz heykeli geliyo.

denizden çok uzak, "banka heykeli" olarak sürdürüyo ömrünü. sürgünde sanki... ya da türk filmlerinde kaderin sillesini yiyip zengin adamın yanına sığınan fakir ve mağrur türkan şoray gibi. akdeniz heykeli, akdeniz yerine istanbul trafiğini kucakladıkça beni rahatsız edicek. galatasaray'da da olsa. adı akdeniz, akdeniz hariç (hatta herhangi bir deniz hariç) her yere bakıyo zavallım. çok coşkulu, dalgalı, kıpır kıpır bir genç kız olacakken dövüle dövüle eve kapatılmış gibi. ana tanrıçayken lanetlenmiş. ne biliym işte, cidden ben bu heykele üzülüyorum.

oysa şöyle toroslar yamacındaki bi şehirden tüm haşmetiyle akdenize baksa mesela, geçen tekneler, yüzenler görse ne kadar akdeniz akdeniz dalgalandığını, dalgalanan bir heykel olabildiğini... zira rio'daki kurtarıcı isa heykelini bile kıskandırabilecek bir hanfendi kendisi. özgürlük heykeli ise çok üzgünüm ama solda sıfır. ben onun yanına anca kopenhag'taki denizkızını yakıştırabilirim. bizimki anaç bir şekilde kucaklasın hatta denizkızını, sarılsın bırakmasın.

5 yorum:

divadeiwob dedi ki...

belki o da güzel bir yere konur.
son zamanlarda okula hiç gittin mi bilmiyorum ama Koman'ın Stockholm Garı'ndaki portalı artık okul sınırları içinde.

n7e dedi ki...

O "eser" korkunç sesler çıkarıyordu ilk yerleştirildiğinde. Akdeniz ayrı (Beyefendinin kürelerini de beğenmiştim, tabi eminim adı başka bir şeydir hatta belki sadece isimsiz'dir) ama Kuzey'deki şey hiçbir şekilde ne bana ne estetik anlayışıma ne de sanattan anladığım herhangi bir şeye yakından uzaktan dokunamıyor.

deryik dedi ki...

meraktan çatliycam. kuzeyde demek ki, görmedim ben. benim için okul= güney. kuzeyi özellikle belirtmeniz gerekiyo :)

pembe karanfil dedi ki...

akdeniz heykeli için her seferinde ben de üzülürdüm. içinde istanbul geçen cümlelerimin geçmiş zamana dahil olması da pek acıklı.
kırgınlık gibi en çok o kızın o kalabalıkta duruşu, oysa akdeniz'i kucaklayabilseydi ne güzel olurdu.

Adsız dedi ki...

sevgili hocamiz ahmet koman saolsun..babasinin eserlerini birer birer kuzey kampuse getirtiyo.hem akdenizi isteriz hem isvicre sokaklarinda kalan digerlerini. soyle kuzey kampusun her bi kosesine, hatta genetik bolumunun her bi labina birer tane:)

Powered by Blogger

eXTReMe Tracker