20 Mart 2009 Cuma

er-kek-ler.

size bi sorum var.

tuhaf gelmiyo mu adınızı vermek hayatınızdaki kadınlara? hayatlarında milat olmak mesela? devlet nezdinde kadının hal durum gidişatını belirlemek? ne o yani, iki yüzük- iki imzayla size bu hakkın verilmesini cidden yadırgamıyo musunuz? ezilmiyo musunuz ağırlığından, yüzünüz kızarmıyo mu eşinize karşı, "böyle olsun istemezdim" demek gelmiyo mu içinizden? doğal mı geliyo?

mesela sizin bir "kızlık" ay pardon "oğlanlık" soyadınız yok. özer bey ve tansu hanım ikilisi hariç. evlenince erkek olmuş sayılmıyosunuz. ay pardon sizin bekaret derdiniz de yok. devlet baba, küçük kızlarına"evlenmeden önce kız, evlenince kadın" diye bakıyo. devlet anaysa size "canım oğluşum, sünnetli errrrkeğim, komşulara sergilenecek pipim" filan diyo tahminen. siz, eşinizin bu kızsal-kadınsal-soyadsal hallerine, cidden yani, hiç mi takılmıyosunuz? adı gidiyo yahu.

medeni haliniz saadet veya dehşet amacıyla değişebilir o ayrı. neden değil mesele, ne olduğu. boşanıyosunuz mesela, koca kadın, "kızlık" soyadına, kocasından babasına dönüyo. iki gün sonra evlense babasından yeni kocasına -- ve tekrar kadın. ve bu 3 erkek için bu durum olağan mı yani? komik ve tuhaf.

neyse. amerikayı yeniden keşfetme derdinde değilim, ama takılıyo insana işte.

19 yerinden bıçaklanıp boğularak öldürülen ve sonra da yakılan; ama ilgili haberde"2002 yılında bir yıl süren ilk evliliğini yaptığı ardından üç yıl önce sahibi olduğu eczaneyi kapatıp güzellik merkezi açtıktan sonra bu sektörde tanışarak evlendiği kendisinden 6 yaş küçük eşinden de 8 ay önce boşandığı öğrenilen......" diye tanıtılan kadın kurbana üzüldüm, ondan bunlar.


malum, suç adi diye gazeteciliğin de öyle olması gerekmiyor.

10 yorum:

eğreltiotu dedi ki...

okur yorumlarını sevoorum, haberden daha fazla şeylere dikkat ettikleri için nerdeyse ilk önce yorumları okuyasım gelior. haberi senin kanalınla okumak da neredeyse aynı oluor işte. tşk. ederim maaşer.

avrupa miss. ve mrs. tartışırken bizim hala böyle haberler yapıor olmamız da pek fena.

eğreltiotu dedi ki...

hatta 2 defa evlendi diye müstahaktır her şey açıklamalı bi haber görecem die de ürkmüor değilim.

ay hırsımı alamadım.

Adsız dedi ki...

belki o haberi yazan da, karısına soyadını vermekten memnun bi adam.

Abi dedi ki...

kendi adıma, benim hayatıma girenler benim miladım olmuşlardır. kimseye allaaşkına soyadımı al ve tut demedim. isteyen kendininkini de taşır. yanında benimkini taşımak istemiyorsa boşanır. hala benle yaşamak istiyorsa yaşar.
ya da meclise girerek bunu değiştirmeye çalışır/ız. Bu arada annemin kızlık soyadı artık olmadığı için bir ara ben de özer gibi acaba annemin soyadına mı döneyim diye düşünmüşlerden biriyim.
erkeklere soru olduğu için cevap verme durumunda hissettim kendimi.sevgiyle.

Witness dedi ki...

Abi'ye katılıyorum, hiçbir zaman böyle bir takıntım olmadı, ama yaptığım tüm evliliklerde eşlerimin soyadımı almak için özen gösterdiklerini ve bunu istediklerini yaşadım, ki bundan da şikayetçi değilim.
Ama boşandığım son eşim, bir ayakoyunu ile soyadımı koruma kararı aldırdı ki, bundan da şikayetçiyim.

mermaid dedi ki...

kadın kurbanı hayatına giren erkeklerden tanımlayan bakış açısı. ah deryik ah. soyadı diosun sen de. kot pantolon. tecavüz. güldünya. töre. kanlı çarşaf. "kadın edebiyatçı" "kadın doktor" her mesleğin başına getirilen bir "kadın" takısı. bi kere kuaförde görmüştüm ben "kadın deilim kızım ben aaa ama" diyen teyze. bu sorduğun erkeklerden çok az var. kanun yapanların diğerleri olduğunu düşünürsek çok çok az.

Adsız dedi ki...

bu haberi ilk okudugumda cok garipsemistim, ne kadar cinsiyetci bi yaklasim, cok sacma.
Ayni yaklasimi malesef Witness'in yorumunda da goruyorum, benim soyadimi o kadar istediler ki birakamadilar tavrini. ne bu ya aldim verdim, oyun mu?
hala "kizlik" soyadiyla yasayan bi kadinim, ilk yayinimi da kendi soyadimla yaptim ve benim icin donum noktasi bu oldu, bundan sonra soyismini degistirmeyi dusunmuyorum. ama evli olsaydim ve kocamin soyadiyla makalem ya da makalelerim yayinlansaydi o sekilde devam ederdim, bosansam da o ismi tasimak zorunda kalabilirdim, bosandigim insana bayilmasam da:)
bu yuzden sevgili witness bosandiginiz insana yuce bisey verdiginizi dusunmeyin ve sikayetci olmayin bence, oyle gerekmis olmasi muhtemeldir.

eğreltiotu dedi ki...

ben bi yorum daha yollamıştım hırsıma yenilip.

yollayamamışım demek ki.

deryik dedi ki...

egreltiotu: yok gelmiş de maili gelmemiş, gizlenmiş. ondan. avrupa herkese toptan miss diyodu bi ara, ona noldu bilmiyorum :)

adsız: e ona şüphe yok. en azından benim açımdan.

abi: ama özer bey karısınınkini almıştı. onu düşünür müydünüz mesela? bence soru bu. latinlerde hem anne hem babanın soyadını alıyo çocuk, ondan uzun uzunmuş hep isimler. ben de isteyebilirdim bunu :)

mermaid: benim en sevdiğim, "kadın tır şoförü" haberinin altındaki "ben de dolma yapıyorum ben de ruj sürüyorum" alt yazılı fotoğraflar vb. ekip çalışması resmen.

witness: konunun detayına, artısına eksisine vakıf değilim tabii; özel hayatınız. ama soyadınızı bir süre de olsa taşımış birinin de sanırım o soyadıyla ilişkisi kolay kopamayabilir. haliyle "al soyadımı" demezken, "ver soyadımı" demeniz çelişkili geldi bana.

adsız: dediğim gibi, olayın detayını bilmiyoruz, nedir ne değildir... ama bence dediğiniz çok doğru, sürekli "o diğer soyadlı kadın da benim, bu da" hali oluyo iş hayatında. akademisyen, doktor, reklamcı.. ne olursanız olun. çift kişilikli gibi.

Abi dedi ki...

Sevgili Deryik, benim için farketmezdi gerçekten. Ama şunu söylemeliyim, bir kadın seversin diyelim. Ailenin tek erkek çocuğunun kızıdır ve başka erkek kardeşi yoktur. Yani soyadı onunla bitecektir. Ben düşünürüm o zaman. Neden olmasın. O ailenin ve sevdiğim eşimin soyadının devamı için değiştirebilirim. Başka nedenler de olabilir burada, bilmem. Şunu da ilave edeyim, 3 sene önce vefat eden büyük dayım ABD'de psikiyatr'dı. Ve İki kızı vardı ve soyadı (ALKAR) sona eriyordu. Şu anda 5 yaşını süren kızımızın doğması kararında bizlere olan katkısına şükran duyarak Lina'nın göbek adını ALKAR koyduk. Bir gün sorarsa nedir bu diye ona da anlatacağız ve bilecek.
Bu işler bence ince düşünce ile, isteyerek ve sevgiyle yapılmalı...

Soyadı kavgası gibi bir şey olmamalı. Öyle bir adam seçmelisin ki, o kadar ince olmalı ki, bunları hem düşünebilmeli, hem sorun etmemeli. Zor mu dersen, zor. İnceci insan bulmak çok, çok zor.
Sevgiyle kal.

Powered by Blogger

eXTReMe Tracker